Cebirci Dayı

Cebirci Dayı
Hayat, bütün derinliğiyle görebilen gözler için sürekli bir mucize olarak çağlamaktadır
Geceye İlber Hocadan bir tavsiye...
Mektebi bitirir bitirmez evlenip de mobilya dükkanı gezeceğinize dünyayı gezin!
Sayfa 27 - Kafa Dergisi, 139. Sayı, Nisan 2026.·Kitabı okudu
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·152 syf.·
2026 19. kitabı
Eser yüzeyde hafif, komik ve anekdotlarla ilerleyen bir hatıra anlatısı gibi görünür; fakat derininde insanın kendini kandırma biçimlerini, gündelik ikiyüzlülüğü ve küçük çıkar hesaplarını keskin bir mizahla açığa çıkaran bir hiciv metnidir. Averçenko’nun en güçlü yönü, büyük trajediler ya da destansı çatışmalar yazmaması; bunun yerine sıradan insanın küçük zaaflarını büyüteç altına almasıdır. Bu küçüklük, metnin gücünü azaltmaz tersine, okurun kendini metnin içinde yakalamasını sağlar. Anlatıcı figürü “safdil” olarak konumlandırılır; ancak bu saflık gerçek bir masumiyet değil, ironik bir bakış aracıdır. Safdil anlatıcı çoğu zaman olayları yanlış yorumlar, insanlara kolay güvenir, çıkar ilişkilerini geç fark eder. Fakat okur, onun göremediğini görür. Böylece metinde çift katmanlı bir mizah oluşur: karakter ciddidir, anlatı komiktir. Averçenko bu tekniği ustaca kullanır. Okur hem anlatıcıya güler hem de onun durumuna düşmemek için içten içe gerilir. Kitaptaki mizah gürültülü değil, keskindir. Bağırmaz; sızar. Bürokrasi, küçük memurlar, gündelik ilişkiler, sözde dostluklar ve toplumsal görgü kuralları sürekli alaya alınır. Ancak bu alay yıkıcı bir nefret taşımaz; daha çok teşhir edicidir. Averçenko’nun hicvi şunu söyler: İnsanlar büyük kötülüklerden çok, küçük hesaplarla birbirine zarar verir. Gülünç olan budur ve tehlikeli olan da. Metinde sık görülen bir başka tema, algı ile gerçek arasındaki kaymadır. Safdil anlatıcı çoğu zaman iyi niyet atfettiği kişilerin çıkarcı çıktığını, önemli sandığı şeylerin değersiz olduğunu, korktuğu şeylerin ise boş olduğunu deneyimler. Bu tekrar eden yapı, insan yargısının güvenilmezliğini gösterir. Averçenko’nun mizahı burada epistemolojik bir boyut kazanır: Yanlış anlama, yalnızca komik değil, insani bir kaderdir. Toplumsal rol yapma
Bir Safdilin Hatıra DefteriArkadi Averçenko · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2018760 okunma
BA YIL DIM!
Puan vermedi·208 syf.·
2023 76. kitabı
Çok güzel bir eser. Küçük İskender in çok sevdiği bir şair olmasından belli zaten. Uzun zamandır bu kadar keyif ala ala okumamıştım. Kötülüğün tanımıyla ilgili yazdığı şiirler anlamlı ve sade dille yazılmış olması okurken şairle sohbet ediyormuşsun hissini veriyor. Küçük İskender severler buraya :) Kesinlikle seveceksiniz. Adam açık sözlü bir deli kadar hür :) Bir şiirinde de denildiği gibi: Bir ses avutur ve der ki: “Düşlerine sahip çık; Delideki güzel düş, akıllıda yok artık ! ”
Edebiyat
Kötülük ÇiçekleriCharles Baudelaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20243,504 okunma
tutku
Puan vermedi·264 syf.··
2022 93. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2022 10:20
Jean Baptiste Grenouille evlerin, sokakların pis koktuğu,pis kokulu balıkçıda dünyaya gelmiştir.Gayriahlaki yaşamı ve çocuk dünyaya getirmesi annesinin infazını sebep olmuştur. Grenouille adı verilen bu bebeği kimse sevememiş, bakıcılar bile bakmak istememişti.Grenouille kokmuyordu.Evet onda bebek kokusu yoktu hatta insan kokusu bile yoktu.Ancak koku duyusu olmayan bir bakıcı, onu 6 yaşına kadar diğer baktiğı çocuklarla birlikte büyüttü.Diğer çocuklarda ondan nefret ediyordu.Ona dokunmak bile istemiyorlardı.Oysa Grenouille kimseye saldırmayan bir çocuktu,ürkütücü de değildi,çok da zeki değildi ama onun bir yeteneği vardı.Kokmayan bu çocuk kokuları çok iyi kavrıyordu,hiç olmayan kokuları hayalinde yaratmayı başarıyordu. Bir gün Paris sokaklarında bir parfümcude çalışmaya başladı.Olmayan kokuları yaratmak,zanaatin yontemlerini öğrenmek istiyordu.Çok çalışkan ve muhteşem bir burna sahip olmasından dolayı ustasının zengin olmasını sağlamıştı.İzinli olduğu bir gün aldığı kokunun yolunu takip eder ve kokunun kaynağını bulur.Muhteşem kokuyu aldığı genç bir kızdır.Kızı oracıkta boğar,tüm bedeninin kokusunu içine çeker ve oradan hicbir şey olmamış gibi uzaklaşır.Bu kokuyla yeniden doğmuş gibi hisseder.Bu olay hiç olmamış gibi yaşantısına devam eder. Ustasından kalfalık belgesini aldığında uzaklara yalnızlığına gider.Yalnızlığı ile yaşarken bir gün,kokmadığını farkeder.Bu farkındalığı ile şehre döner... Saplantı haline gelmiş olan koku hazzının nelere sebep olabileceğinin cevabını bundan sonra heyecanla okumaya devam ediyoruz. Kitap çok fazla tasvir içeriyor.Yoğunluğu zaman zaman okurken beni çok sıktı.Kitabın son 100 sayfası en sürükleyici bölümleriydi.bence. Parfüm,pomatın yapılışlarını detaylı olarak okuduğunuzda gözünüzde canlanıyor.Kokuların insan uzerindeki
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,4bin okunma
Acını ödünç ver bana, gözyaşlarını Damarlarında uyuyan sevinci ödünç ver Yitirdim çünkü onları da.. İlenmiyorum, el çırpmıyorum artık Ne aklımda yaşadıklarım üstüne düşünceler Ne de geleceğime dair bir tasa. Gelirken çan çalmıyor yalnızlık Bir adam, bir sokak, bir ev Yüzle, gülüşler, susuşlar boyunca Ahmet Erhan
Şiir