Ali söğüt

Ali söğüt
Mutluluğun iyi edemediğini iyileştirecek ilaç yoktur.

Ali söğüt

, bir kitap okudu
9/10
·96 syf.··
2024 4. kitabı
Haldun Taner
7.8/10 · 1.925 okunma
Reklam
İstemem Eksik Olsun
9/10
·96 syf.··
2024 4. kitabı
Birbirinden binlerce kilometre uzakta olan iki hayat aynı nedenden etkilenebilir mi? Şişhaneye Yağmur Yağıyordu'yu okuduktan sonra evet bu mümkün olabilir dedim artık. Bazı kitapların isimleri öyle güzel belirleniyor ki keşke daha önce bunları ben bulabilseydim diyorum. Bunlar; Albayım Beni Nezahat ile Evlendir, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, İnce Memed... Şişhaneye Yağmur Yağıyordu ise bunlardan biri. İşte yıllarca bildiğim bu ismi sonunda okumaya karar verdim. En çok merak ettiğim öykü ise kitapta olan Şişhaneye Yağmur Yağıyordu öyküsüydü. Atların gördükleri, insanların gördüklerinden her zaman farklıdır bunu önceden de okumuştum ama Haldun Taner'den okuyunca bu kadar hoşuma gideceğini düşünmemiştim. Kalender, belediyenin çöpçü beygiridir. Yıllarıdır bu işi yapar, her nasıl olursa olsun vazifesini yerine getirmeye çalışır. Kalenderin, bir gün yine şişhanede her zamanki işini yaparken kendini aynada olduğundan daha büyük görüp korkması ile başlayan bir serüven anlatılır. Üstelik Haldun Taner bunu anlatırken ihtimaller üzerinden gider. Tam burayı okurken aklıma Ferhan Şensoy'un 40 Ambar tiyatrosunda söylediği şarkı geldi: Savaş yüksek oktanlı gayet boktan birşeydir. İşte oradaki iki ihtimal gibi Haldun Tanerde ihtimalleri düşünerek yazmış. Kalender'in kendini aynada gördükten sonra olanca hızı ile önce elektrikçi dükkanına, ondan sonra işini son dakika batırmamak için olanca hızı ile ortağının yanına giden Artin Margusyan'a çarpıp bir dizi olayın yaşanmasına neden olur. Şişhaneye yağmur yağmasının ise ne Kalendere ne elektrikçi dükkanına ne de iş insanı Artin Margusyan'a yaramaması sadece binlerce kilometre uzakta başka bir ülkede olan Alois Mongeneot'a yaramasına neden olur. Beğendiğim bir diğer kısım ise hayatın akışı içinde bazı anların, hayatın içine
Şişhane'ye Yağmur YağıyorduHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 20151,925 okunma

Ali söğüt

, bir kitabı yarım bıraktı
%10 (42/416 syf.)
İlber Ortaylı
8.8/10 · 1.512 okunma
Cahilliği ancak okumakla yenebiliriz
Puan vermedi·147 syf.··
2024 3. kitabı
Fakir Baykurt'un ölmeden önce hastahanede yazdığı son kitabı. Kurtuluş Savaşı'nda Ürgüp'ten göç etmek zorunda kalan ailelerin yıllarca içinde bulundukları, orayı vatan saydıkları gittikleri topraklarda asla kendilerini oraya ait hissetmedikleri o yeri doldurulamayan yalnızlık... Dedelerinin, ninelerinin eski topraklarını gezip görmek, bir avuç toprak, bir şişe su götürüp hasret gidermeleri için Yunanlı Dimitrios Yunanistandan Ürgüp'e ziyarete gelir. Amacı sadece aile büyüklerinin yıllardır anlattıkları o hikayeleri gözleri ile görüp hissetmektir ama Ürgüp'e geldiğinde düşündüğü gibi olmaz. Gelir gelmez Ürgüp insanının sıcakkanlılığı ile karşılaşır, üstelik tanıştığı insanlar Ürgüplüler tarafından çokça sevilen Aziz Baba ve 'Eşekli Kütüphaneci' olan Mustafa Güzelgözdür. Mustafa Güzelgöz daha önce Ürgüp'te kütüphane müdürlüğü yapmaktadır. Üstelik hiç kütüphanesi olmayan bir yere müdürlük yapar. Yaptığı işin ona saygınlık getireceğini düşünür ama bir köy gezisi sırasında yanında bulunun Vali, Kaymakam, Veteriner... gibi insanlara sandalye verilip saygı gösterilirken kütüphane müdürüne asla bakılmaz bile. Mustafa Güzelgöz buna içerlenip, halkın kendisine saygı duyması için birşey yapması gerektiğini anlar. Müdürlük yaptığı yerde kütüphane yok, kitap yok üstelik bunlar için yeterli bütçede olmadığını düşünüp üzülür. En sonunda aklına köylere ve okumak isteyen her insana kitabı kendisinin götürmesi gerektiğini düşünür. Bunu yapmak ve kitapları taşımak için bir araç gerekir. Dönemin koşulları gereği araba alacak kadar yeterli para olmadığını bildiği için her yerde bulunan eşek ile kitapları taşımaya karar verir. Bir eşek bulur, eşeğin her iki yanına kitapları koymak için birer sandık yaptırır. Kitapları bu sandıklara koyar ve artık köy köy gezip büyük küçük herkese kitap
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma