Zafer Algöz'ün hikayelerini kafa TV de sevgilim ile beraber izlemiştik. Her izlediğimizde 32 dişimiz gülerek izliyorduk. Sonra bu hikayelerin devamı olduğunu ve kitaplar ile devam ettiğini öğrendikten sonra kitabını hemen edindik.
Kitap ağdalı bir dil ile değil basit bir dil ile yazılmış. Sadri Alışık'tan Nur Subaşına ( sesi hala kulağımda), imparator'dan (Müşfik Kenter) Zeki Müren'e kadar bir geçit törenini izliyormuşum gibi hissettirdi.
En sevdiğim hikayesi ise Zırtçılar bölümünde olan Ali Dayı idi. (Paşam sen yoruldun ver şu gılıncı bana biraz da ben denize dökeyim...)
İyi ki böyle Büyük ustalar bizim ülkemizde yaşıyor dedim.
İyi ki bu tecrübeleri biz yeni nesile anlattın Zafer Algöz.
Rus edebiyatı dünya edebiyatları içinde en sevdiğim edebiyat türüdür. Tolstoy' u, Gogol'ü ve Dostoyevski'yi okurken ruhum dinleniyor ve ihtiyacım olanı alıyorum her defasında.
Kitaba gelecek olursam Polikuşkayı okumadan önce çok büyük beklentilerim vardı, kitabı okuduktan sonra bütün beklentilerim karşılandı.
Polikuşka eşi ve etrafındakiler tarafından hilekarlığı, yalancılığı gibi nedenler ile bilinen bir insan. Eşi ve sahibi ev hanımı hanımı Polikuşkanın doğru yola gelmesi için çok çabalamışlarıdır ama her defasında polikuşka onların güvenini ve emeklerini görmezden gelip hataları yapmaya devam etmiştir. Bir gün sahibi tarafından şehirden 1600 ruble para getirmesi için görevlendirilir ama bu görevlendirmeyi duyduğu anda karısı da dahil olmak üzere evin kahyasına kadar herkes kuşku duyar. Aslında bu tam da fırsatıdır Polikuşa için çünkü kendini eşine, hanımefendiye ve etrafındaki herkese kanıtlama imkanının doğduğu an demektir. Eşi tarafından bu teklifi duyulduğu andan itibaren olumsuz karşılanır ama nitekim polikuşka parayı almaya yola koyulur. Dönüş yolunda her ne kadar parayı saklamaya, efendisinin karşısında kendini kendine ve kendini diğer herkese kanıtlamaya çalışıp parayı kaybetmemeye çalışsa da durum öyle olmaz.
Polikuşka da beni asıl düşündüren şey; Polikuşkanın parayı kaybettikten sonra kendine zarar vermesi ve bu zararın sadece ailesini etkileyip başka bir ailenin hayatında değişime yol açması.
Acaba Polikuşka sonunun böyle olacağını bilseydi parayı almaya gider miydi?
Dutlov aldığı paranın Polikuşkanın hayatına mal olduğunu duyduğu andan itibaren pişman olup parayı bir şekilde aklamaya çalışmayı düşündü ama aradan daha bir gün bile geçmeden başıma bir iş açar diye düşündüğü paradan dolayı rüyasında Polikuşkanın silüetinin onu boğduğunu görüp hemen aldığı