Hazeyn

Hazeyn
@Alidgr4
Dert tekamül yolculuğudur . Yürütür, büyütür, pişirir...
Ekonomi: Ekonomi nedir sorusuna verilecek en genel cevap ; üretim, ticaret, tüketim, ithalat ve ihracattan oluşan insan aktivitesi olacaktır. Ekonomi sözcüğü; “oikia” ve “nomos” köklerinden gelmektedir. ... Ekonomi bir bilim dalıdır ve belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşmaktadır.Ekonomi birkaç ana faktörün birleşmesiyle oluşmaktadır. Bu ana faktörleri, teknolojik evrim, tarih ve sosyal organizasyon, coğrafya, doğal kaynaklar, gelir ve ekoloji gibi faktörler olarak sıralandırabiliriz. Bir ülkede, tüm meslek grupları, kuruluşlar ve ekonomik faaliyetler ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Sizce ülke ekonomimiz nasıl ?
Siyaset
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor. Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3). GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi. GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor: “Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum..... Link: theguardian.com/commentisfree/2...
Bilim
Şeytanın, insanoğluna verdiği vesvese altı mertebededir: 1) Küfür, şirk ve Resûlullâh’a düşmanlık. Bu hususlarda muvaffak olunca, avaneleri ile birlikte rahatlar. Çünkü bunlar yapabileceklerinin nihayetidir. Şeytanın insanlardan ilk talebi budur. 2) Bid’attır. Bid’at, şeytana ma’sıyetten ve günahtan daha sevimlidir. Çünkü insan günahtan tevbe eder fakat bid’attan tevbe etmez. Zîrâ bid’at sâhibi, onu doğru zanneder. 3) Çeşitli büyük günahlara sevk etmek. Zîrâ büyük günahlar, kişiyi helâk eder. 4) Toplanıldığında büyük olacak olan küçük günahlara sevk etmek. 5) Kişiyi, kendisinde sevap ve günah olmayan şeyler ile meşgul etmek. Buradaki kazancı ise kişiyi sevap kazanacağı fiillerden alıkoymak olur. 6) İnsanı, daha fazîletli ameller var iken fazîlet ve sevabı daha az olan ameller ile meşgul etmek. Buradaki kazancı ise kişiyi, amellerin fazîletlilerinden uzaklaştırıp onların sevabından mahrum etmektir. (Tefsîr-i Ruhu’l-Beyan)
Din
Ímâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri, bir mektubunda şöyle buyurmuşlardır: Bu yolda (Tarîk-ı Nakşibendiyye’de) ‘indirâcü’n-nihâye fi’l-bidâye’ vardır. Yani bu yolun yolcusu diğerlerinin nihayette bulduklarını, daha ilk adımda bulur… Bu nisbet bizzat Ashâb-ı Kirâm’ın nisbetidir. Çünkü onlar Peygamber Efendimizin (s.a.v.) daha ilk sohbetlerinde bu makamlara kavuşuyorlardı. Bu devlet, onlardan başka, Ümmet-i Muhammed’in diğer evliyâsı için nihâyette müyesser olur mu, olmaz mı bilinmez. Bu yüzden Tâbiîn’in en fazîletlisi olan Üveys-i Karanî Hazretleri, Hazret-i Hamza’yı (r.a.) şehîd eden Vahşî’nin (r.a.) mertebesine ulaşamadı. Çünkü o, (îman ettikten sonra) bir kere bile olsa Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sohbetine nâil olmuştur. Muhakkak Resûlullâh’ın (s.a.v.) sohbetinde bulunmanın fazîleti, bütün fazîlet ve kemâlâtın üstündedir. Çünkü onların îmanı şühûdîdir. Bu devlet, onlardan başkası için asla müyesser olmaz.
Din
Takvâ; Hak Teâlâ’dan korkmak, insanı günaha, zelilliğe düşürecek şeylerden sakınmak ve nefsi, gayr-i meşru şeylerden korumak ve himaye etmektir. Bu şekilde hareket eden, üzerine düşen dînî vazîfeleri yerine getirmeye çalışan bir şahsa ‘muttakî’ denilir. Muttakî (takva ehli) bir insanın günahlardan kaçınması ve sâlih amellere sarılması lazımdır
Din