Hazeyn

Hazeyn
@Alidgr4
Dert tekamül yolculuğudur . Yürütür, büyütür, pişirir...
BEYT: Sâdıkları tahkîr ile red kâide oldu Hırsızlara ikrâm u inâyet yeni çıktı.                     (Ziyâ Paşa (ö. 1880), Terkîb-i Bend) “Doğru sözlü, dürüst karakterli kişileri aşağılayarak reddetmek kâide oldu! Hırsızlara saygı gösterip, izzet ve ikrâm ile ağırlamak, iyilik yapmak yeni çıktı!”
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Müslümanların işlemeleri veya işlememeleri lazım gelen şeylere ef’âl-i mükellefîn denir. Ef’âl-i Mükellefîn; farz, vâcib, sünnet, müstehab, mübâh, haram, mekruh, müfsid olmak üzere sekiz kısma ayrılır. Bu sekiz kısımdan mübâha kadar olan kısımlara meşrûât (helâller) ve ondan sonraki kısımlara gayr-i meşrûât (helâl olmayanlar) denir. Bir fiili veya işi talep etmeye dâir hitaplara “emirler” ve o işi terke dâir hitaplara “nehiyler” denir. Farzın hükmü, yapıldığında sevaba nâil olmak, özürsüz bir şekilde terk edildiğinde ise günaha girmektir. Farzı inkâr eden ve hafife alan kimse küfre düşmüş olur dinden çıkar kâfir olur. Farz iki kısımdır: Biri “Farz-ı ayn” diğeri “Farz-ı kifâye”dir. Farz-ı ayn, her ferdin bizzat kendisinin yapması îcâb eden, insanların bir kısmının işlemeleri ile diğerlerinden mesûliyeti kalkmayandır: Abdest, beş vakit namaz ve Ramazan-ı Şerîf orucu gibi. Farz-ı kifâye, her bir ferdin bizzat ayrı ayrı değil, bir kısmının, bir emri yerine getirmesi ile diğerlerinden mesûliyet kalkandır. Hâfız-ı Kur’ân olmak, bir mecliste iken verilen selâmı almak gibi. Farz-ı kifâyenin sevabını yalnız onu işleyen alırken, hiç kimse yapmadığında ise günahını cemâatin tamamı alır. Bir ibâdetin rükünleri ve şartları demek olan farzlarından biri, bilerek veya hatâ ile terk edilirse o ibâdet sahih olmaz. Bilerek terk eden kimse günaha girer. Vâcibin hükmü de amelen farz gibidir. Yani işleyene sevap ve özürsüz bir şekilde terk edene günah verilmesidir: Kurban kesmek, vitir ve bayram namazları kılmak ve fakir olan yakın akrabasına bakmak gibi. İtikad cihetinden farz gibi değildir, inkâr eden kimse küfre nisbet edilmez. (Lâkin inkâr edilmesi bid’attir ve masiyettir gunahkar olur..) Bir ibâdetin vâciplerinden birini bilerek terk etmek tahrîmen mekruhtur, farkında
Din
İmâm Gazâlî (rahimehullah) buyurdu ki: Gece uykudan kalkıp ibâdet etmeyi kolaylaştıran sebepler, maddî ve manevî olarak iki türlüdür. Maddî sebepler dört kısımdır: 1- Yemeği çok yememek. Zîrâ çok yemek, çok su içirir, o da uykuya sebep olur. 2- Gündüz kendisini -azalarını mecalsiz bırakacak şekilde- çok yormamak. 3- Kaylûle yapmak, yani gündüzün ortasında bir miktar uyumak. 4- Günah işlememeye gayret etmek. Zîrâ günah, kişi ile rahmete sebep olacak ameller arasına perde olur. Manevî sebepler de dört kısımdır: 1- Kalbin dünya sevgisinden, kinden ve bid’atlerden selâmette olmasıdır. 2- Korkmaktır. Bir kimse kıyametin dehşetli hallerinden ve âhiret meşakkatlerinden korktuğu vakit uykusu kaçar. 3- Teheccüd namazı hakkındaki âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfleri öğrenerek fazîletini bilmektir. 4- Allâhü Teâlâ’ya muhabbet ve îmânda kuvvetli olmaktır....
Din
Ekonomi: Ekonomi nedir sorusuna verilecek en genel cevap ; üretim, ticaret, tüketim, ithalat ve ihracattan oluşan insan aktivitesi olacaktır. Ekonomi sözcüğü; “oikia” ve “nomos” köklerinden gelmektedir. ... Ekonomi bir bilim dalıdır ve belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşmaktadır.Ekonomi birkaç ana faktörün birleşmesiyle oluşmaktadır. Bu ana faktörleri, teknolojik evrim, tarih ve sosyal organizasyon, coğrafya, doğal kaynaklar, gelir ve ekoloji gibi faktörler olarak sıralandırabiliriz. Bir ülkede, tüm meslek grupları, kuruluşlar ve ekonomik faaliyetler ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Sizce ülke ekonomimiz nasıl ?
Siyaset
Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor. Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3). GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi. GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor: “Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum..... Link: theguardian.com/commentisfree/2...
Bilim