Güneş,
yavaşça dokunuyor
dağın omzuna.
Işık,
ince bir örtü gibi
seriliyor toprağın yorgun tenine.
Ağaçlar
göğe dua eder gibi uzanmış,
her dalı
bir şükür cümlesi gibi.
Yapraklar ışıkla yıkanıyor,
yeşilin bin bir tonu göz kamaştırıyor.
Kuşlar,
henüz uyanmış rüyalarını öterken,
rüzgâr
onlara eşlik ediyor
hiçbir notası unutulmamış
bir şarkı gibi.
Çiçekler,
güne bakan yüzleriyle
hiçbir karşılık beklemeder
güzelliği dağıtıyor
adını bilmediğimiz her köşeye..
Ve bir dere,
taşlara çarpa çarpa
bir masal anlatıyor
Bir çeşit kaya bitkileriyle, mavi çiçeklerle dolup taşıyordu burası. Mavi çiçekler, kayalardan sarkıyor, aşağıda ormanın üstüne dökülüyordu bereketle. Yükselen, uçuşan, konan kelebeklerle doluydu hava.