Kitaplar ile karşılaşmak anlık olur hayatta, bir kitapçının rafında veya sokakta, birinin elinde ,birinin anlattığı hikayesinde,sosyal medyada, hayatın her noktasında ve seni alır o hayatın içine götürür.
Yakın zamanda izlediğim uzun hikaye filmi üzerine bu güzel eserle tanıştım okudum.
"Hayat bir yolculuktur."
Ve bazı yolculuklar, raylarda değil kalpte başlar...
Mustafa Kutlu'nun Uzun Hikâyesi, incecik sayfa sayısı az bir kitap ama yüreği ve heyecanı çok büyük. Babası "komünist öğretmen" diye anılan, idealleri uğruna her şeyi göze alan bir babanın ve onunla birlikte tren tren, şehir şehir dolaşan bir çocuğun hikâyesi bu. Aşkın, inancın, mücadele etmenin ve dik durmanın öyküsü. Kitapta bu kısa serüvende hayat mücadelesi ,sevgi ,bir karakterin dik duruş mücadelesi, dürüstlük ,cesaret gibi her duyguya hitap ediyor
Yazarın kullandığı sade ama derin anlatımı, nostaljik atmosferi ve Anadolu insanının içtenliğiyle ördüğü bu hikâye; sizi bazen bir istasyonun bekleme salonuna, bazen bir okulun bahçesine, bazen de bir gönül sızısına götürecek.
Bir aşk var, ama öyle romanlardaki gibi değil.
Hayatın içinden, kırılgan ve güçlü bir aşk.
Bir baba var, karakteri sağlam ne olursa olsun dik duruşlu .
Bir oğul var, gözleriyle anlatıyor hikayenin her ayrıntısını ve sonra kendi hikayesini yazmaya başlıyor.
Son olarak kitabı ben filmi izledikten sonra okudum size önerim kitabı okursanız üstüne filmini de izlemeniz , sanki bir tiyatro sahnesi gibi olacağından emin olun.
Okumanızı tavsiye ederim tek solukta bitirebileceğiniz akıcı,sade ve etkili bir kitap iyi okumalar...