Özgürlüğüm nereye gitsem benimle. Özgürlük düşüncelerimde; bir vatanım Shakespeare ise diğeri de Goethe. Alnıma yapıştırılmış etiketi değiştirebilirsiniz, ama beynimi hayır. Kitlelerden, karmakarışık kalabalıklardan, her türlü uygarlık ve toplumun biçiminin bana dayattığı zorunluluklardan beynim sayesinde kurtulurum. Benim vatanım ruh akrabalıklarım, tercihlerim ve düşüncelerimden meydana gelmiştir. Bunu kimse elimden alamadığı gibi, ben de bu vatanın sınırlarını genişletebilirim. Şu hayatta kitlelerle değil, bireylere dostluk ederim. Belki de farklı milletlerden seçtiğim elli kişiyle bana en büyük zevki verecek topluluğu meydana getirebilirim. Sahip olduğum en değerli şey bizzat benim. Onu tamamen kaybetmektense sürgüne göndermeyi, insanlıktan tamamen vazgeçmektense bazı alışkanlıklarımı değiştirmeyi yeğlerim. İnsanın tek vatanı üzerinde yaşadığı dünyadır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mesela, on yıllık sürgün hayatımda bir kerecik olsun yalnız kalamamanın ne korkunç, ne azablı bir şey olduğunu anlayamazdım. Daima konvoylar halinde çalışmaya gider, iki yüz arkadaşla beraber gecelersin; hiçbir zaman, bir kerecik olsun yalnız kalamazsın. Bunun yanında öyle çok şeye alışmam gerekmişti ki!
Okumak kendi hayatımızın dışındaki hayatları da yaşayabilmemizi sağlar. Tek odalı bir kulübeye benzeyen zihnimizi malikaneye dönüştürür.
Kısacası, okumak aslında telepati ve zaman yolculuğudur. Herkesle ve her yerle, bütün zamanlarla, hayal edilmiş olan her şeyle aramızda bağ kurar.
Tüm değişimler, hatta olumlu olanlar bile korktucudur. Radikal ya da devrimci yollarla amaçlara ulaşmaya çalışmak genellikle başarısızlık demektir. Çünkü korkuyu artırırlar. Fakat kaizenin küçük adımları, beynin korku dolu tepkisini etkisiz hale getirir, mantıklı düşünceyi ve yaratıcılığı uyarır.