Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
295
Basım Tarihi:
Ekim 2021
Yayınevi:
Sel Yayınları
Orijinal Adı:
La Peur
ISBN:
9786257370363
Dil:
Türkçe
Türler:
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·295 syf.··
2025 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2025 23:06
Korkuyorummm... Gabriel CHEVALLİER ; - Fransız yazar 1895-1969 yılları arasında yaşamış.Cannes'te yaşamını yitirmiş.Hayatı boyunca yirmiden fazla eser yazmış. - Yazar kendisinin de katıldığı Birinci Dünya Savaşı'nda yaşananları tüm gerçekliğiyle anlatıyor. Bir anlamda otobiyografik bir roman. - Yaptığım araştırmalarda kitap 1930 yılında yayınlanıyor. Fransa'nın itibarını zedeliyor gerekçesiyle uzun süre yasaklanıyor .Çünkü savaşta hissedilen korku , çaresizlik kutsanan hiçbir şey yok cephede. İnsanlar inançlarını, Tanrı'yı sorguluyorlar .2000'li yıllarda tekrar yayınlanıyor. - Roman hakkında çok fazla bir şey söyleyemem. Anlatırsam Spoiler verecegimi biliyorum. Yirmi yaşında ki Dartemont orduya katılır, çeşitli cephelerde savaşır ve savaş bitince sağ kalanlardan biridir.Çevresindeki arkadaşlarının çoğu yaşamını yitirmiştir. Çaresizlik, korku, anlamsızlık dehşet dibine kadar yaşanır o cephelerde . ( Ben de okurken yaşadım o duyguları) Savaş bittiğinde geride mezarlıklar kalır Üsttekilerin aldıkları kararları uygulayanlar en alttakiler, kahramanlar yine üsttekilerdir, generallerdir. - Bugüne kadar okuduğum en iyi savaş karşıtı roman. okuyun kesinlikle öneriyorum .çok çok beğendim... - Son olarak; iyi ki savaş karşıtıyım, iyi ki bütün değerlerim insan üzerine . ** Hayattayız. Belki de son vardiyadan dönenler arasındayız. Syf.287
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
Puan vermedi·295 syf.··
2023 72. kitabı
Sivil kayıpları da içerisine eklersek askerlerle beraber yaklaşık 16-17 milyon insanın öldüğü, dünya tarihinde Tüm Savaşları Bitirecek Olan Savaş olarak adlandırılan; şaşaa, onur, asalet, vatan sevgisi, bayrak, özgürlük özlemi... nidaları atılırken ırkçılık, toprak, para, üstünlük sergileyen I. Dünya Savaşı. Hangi savaş insanlara yarar sağlamıştır? Bir kazananın olduğu savaşta geride kalanlar, toprağa verilenler kayıp değil midir? Yoksa vatanu uğruna öldü sloganları ile bir canın ölümüne erdem mi yüklemek gerekir? Evet gerekir. Çünkü toplumların dizginlerini ellerinde tutmak isteyen üniformalı ve takım elbiseli liderler vardır. Bir de bunlara körü körüne bağlanan yobaz, cahil kişiler. Tüm Savaşları bitirecek olan savaş dünyayı sırf aşağılık duygularını tatmin etmek isteyen kişilerin genel anlamda güç peşinde koşmasından başka bir şey değildir. Tarih kitapları bu savşaları basit ve istatistiki değerlendirmeler ile anar. Ama bu savaşın meydana getirdiği yıkımı savaşan, savaşmak zorunda bırakılan kişiler bilir. Korku kitabı da bu savaşta yer almak zorunda kalan birinin ağzından I. Dünya Savaşı'nı anlatıyor. Medya, komutanlık ve politika kinseden korkmayan, cesur askerlerden bahseder. Kahraman askerlerden. Ama işin aslı ölmekten, öldürmekten korkan insanların varlığıdır. Korkuyorum demenin cesaret istediği zamanlardır askerler için savaşmak. Bu korku işte bu kitaptaki karakterin dile getirdiği korkudur. Bu savaşı neredeyse adım adım anlatır bize yazar. Tolstoy'un Savaş ve Barış'ı gibi incelikle dokur kitap bu savaşı. Burada daha çok dikkatimizi ismesek de çekecek olan savaşın yıkıcı, tek gücü olan yıkıcı gücüdür. Ve evet. Ölümden, ölmekten, öldürmekten korkmak gerekir. Gözlerimizi boyamak, içimizi ferahlatmak için göğsümüzü kabartmaya gerek yok. Savaş, ölümdür. Ve bu
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
9/10
·295 syf.··
Beğendi
·
2022 132. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2022 22:40
Her cesaret gösterisinde, duymak isteyenler için derinlerden tiz bir feryat yükselir: Korkuyorum, korkuyoruz! Yirmi yaşındaki Jean Dartemont, cephede savaşmak üzere orduya katılmaya karar vermiştir, zira kimsenin dilinden düşürmediği bu "maceradan" uzak kalmak istememektedir. Gerçeğe gözlerini kapatan, belki de başka çaresi olmayan; tamtamların sağır edici gürültüsünde süslü sözlerin inkârcılığına sarılan toplum için bir tür maceradır bu; adını ise ağır masaların ardında oturan beyler koyar. Oysa hakikat tüm dehşetiyle ortadadır: "Tüm savaşların sonunu getirecek o savaş", amansız bir kıyım, hiç bitmeyecek gibi görünen bir çiledir. Cephe gitgide genişleyen bir mezarlık halini alır, halk ve devlet büyükleri kahramanlarıyla övünüp dururken Jean, kendisinden beklenenden farklı bir cüretkârlık gösterir ve yasaklanmış o duyguyu dile getiren neredeyse tek kişi olur: Korkuyorum, korkuyoruz! Sarsıcı, bir o kadar da akıcı bu kitabı tesadüfen alıp okudum, iyi ki okumuşum dedirtti, aşırı tavsiye
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
8/10
·295 syf.··
2022 5. kitabı
Size savaşın soğuk yüzünü gösterecek bir eser ile geldim, Gabriel Chevallier'den Korku. Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu Korku. Genel olarak savaş dönemini anlatan kitaplara kişisel bir ilgim olduğu için çok beğendim, ancak bildiğim kadarı ile yazarın Türkçe'ye çevrilmiş başka bir eseri yok. Birinci Dünya Savaşı dönemindeyiz. Kahramanımız 20 yaşında olan Jean Dertamort. Şimdi şöyle bir akanıza yaslanın ve kendinizi 20 yaşınızdaki halinizle düşünün, en büyük derdiniz neydi? Dersten aldığınız düşük notunuz mu? Hoşlandığınız çocuğun sizin farkınıza dahi varmaması mı? Hadi biraz daha büyütelim derdi, aysonunu nasıl getireceğinizi bilememenin mi? Hepsi ne kadar da önemliydi bizler için değil mi? Jean Dertamort’un derdi ise, “hayatta kalabilmek”. Biraz da yaşının getirmiş olduğu ruh hali ile savaş meydanını çok farklı hayal etmiştir. Ancak cepheye gittiğinde kendisini bekleyenin sadece cehennem olduğunu görür. Bir anda cephenin ön saflarına düşmüştür; onu bekleyen sadece bombalar, silahlar, ölüm ve kayıplardır. Tüm bu olan bitenin arasında saf olarak hissettiği tek duygu vardır ki o da “korku”. Peki Jean Dertamort hayatta kalabilecek mi, bu sorunun cevabı kitabımızda. Gabriel Chevallier kendi de 1. Dünya Savaşı’na katılmış ve Fransa adına cephede yer almış biri. Bu yüzdendir ki savaş psikolojisini ve yitip gidenleri bu kadar iyi aktarabilmiş romanında. Şu an herhangi bir araştırma yaptığımızda “şu kadar kişi öldü, bu kadar kişi yaralandı” diye istatistikler çıkıyor ya karşımıza, aslında bunların sayılardan ibaret olmadığını, ölen er ir insanın da hayalleri olduğunu, beklediği, bekleyeni, sevdiği, idealleri olduğunu; yitip gidenin sadece bir beden değil, onunla birlikte hayaller, umutlar, yaşananlar ve yaşanacaklar olduğunu hatırlatıyor bize. Tavsiyemdir… “Savaşta
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
10/10
·295 syf.··
Beğendi
·
2022 113. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2022 09:52
Korku insanı hemen içine çeken ve cephede oradan oraya savuran bir eser.Savaşın vahşi ve acımasız yüzüyle okuru karşı karşıya bırakıyor.20 yaşındaki Jean Dertamort orduya katılmaya karar verir.Savaş meydanında gördüğü şeyler hayal ettiklerinden biraz farklıdır.Eser antimilitarist bir bakışaçısına sahip,savaşa,onu çıkarana,savaştan nemalananlara dair vurucu sözler söylüyor.Savaşın nasıl bir yıkım olduğunu bize yaşatarak anlatıyor .Dertamort'u farklı kılan içindeki korkuyu cesurca dışa vurmasıdır.Cephede savaşanlar ile onlari bekleyenlerin beklentileri arasındaki uçurum da oldukça çarpıcı idi.Yazar kendi hayatında da savaşa katılmış,yaralanmış sonra cepheye geri dönmüş.O yüzden eserle yazarın yaşamı arasında cok fazla benzerlik var.Kitap çok güzel,oldukça akıcı,vurucu;yüreği kaldıran mutlaka okumalı.Çok beğendim,çeviriye de tam puan.
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
9/10
·295 syf.··
2024 51. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 00:19
Yılı vurucu ve süpriz bir eserle bitirdim , Korku. Cesaret gösterilerine inanır mısınız? Hiç korkmadan ölümle çarpışan insanlara ? Süslü sözlerle savaşı uzaktan izleyen , boş nidalarla insanları kandıran seyircilere ? İşin içine giren , savaşla çarpışırken bir yandan da gerçeklerle baş etmeye çalışan askerlerden tek bir cevap gelir : korkuyorum korkuyoruz !! Korku hiç bitmeyen bir savaşın gerçek yüzü. 1. Dünya savaşını tüm dehşetiyle anlatan harika bir monolog , bayıldım.Herkese tavsiyedir. Mutlu ve bol kitaplı senelerrr diliyorumm herkese. Gelişelim , dönüşelim hep ileri aksın düşüncelerimiz.
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
10/10
·295 syf.··
Beğendi
·
2021 183. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2021 09:42
I. Dünya Savaşı… Kahraman şövalyelik masallarına aşina Fransız halkının bir macera olarak gördüğü savaş cephelerde olanca azameti ile sürerken Jean Dartemont yirmi yaşının verdiği gençlik ateşi ve merakı ile orduya katılmaya karar verir. Önce kısa süren ve daha silahları kullanmayı bile öğrenemediği bir eğitim kampında ardından amansız ve hiç bitmeyecek gibi görünen cephenin en ön saflarında bulur kendini. Yinelenen bombardımanların ölüm kokusunu içine çekerken uzuvları kopmuş cesetlerin üzerine basmamak için çaba harcar ve tüm zerrelerinde korkuyu hisseder. Yaralanır ve cepheye dönmeden önce bir süre hastanede kalır. Kahraman gazileri motive etmeyi kutsal bir görev olarak addeden hemşirelere verdiği cevap hiç hoş karşılanmaz. “-O zaman savaşta ne yaptınız? -Sadece bana emredileni. Korkarım savaşa ilişkin hiçbir şeyin şanla şerefle alakası yok ve bana yaptırdıklarının hiçbiri Almanlar için ciddi bir tehlike arz etmedi. Burada kapladığım yeri ve sizin sarf ettiğiniz emekleri gasp etmiş olmaktan korkarım. -Ne kadar sinir bozucusunuz! Size ne yaptınız diye soruyoruz. Anlatın hadi. … -Savaşta yapılabilecek en büyük, en önemli şeyi yaptım: KORKTUM” Gabriel Chevallier (1895-1969) savaşa katıldı, yaralandı ve iyileştikten sonra yeniden cepheye döndü. Korku’da aynı yörüngede izliyor ve savaşın acı yüzü gerçek bir hikâye olarak bizleri yüzleşmeye çağırıyor. Savaşın hiçbir kutsal bahanesi olamaz. John Berger’in önsözü ile bu kitap öfkenin, acımanın ve ertelenmiş umutların insanın üzerine çığ gibi düştüğü bir antimilitarist roman ve mutlaka okunmalı.
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
10/10
·295 syf.··
Beğendi
·
2021 154. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2021 17:57
“Savaşta yapılabilecek en büyük, en önemli şeyi yaptım: KORKTUM.” Antimilitarist bir çığlık olan #korku Chevallier’in ilk romanı (1930). 1914 yılında eğitimini yarıda bırakıp orduya katılmak zorunda kalan Chevallier bu deneyimlerini ya da hislerini varyasyonu olan Jean Dartemont karekteri üzerinden aktarıyor. Güçlülerin ilan, zayıfların icra ettiği savaşta Dartemont yasak olanı dile getiriyor: Korku. Herkesin kahramanlara öykündüğü bir zamanda hayatta kalmak istediğini ve insanın tek vatanının üzerinde yaşadığı dünya olduğunu bazen umutsuzlukla bazen öfkeyle yazıyor. Kitlelere, savaşı kutsallaştıranlara öfkeli. Korku sarsıcı bir kitap, savaş anlarının şimdiki zamanla aktarılması yaşananları daha hissedilebilir kılıyor ve karakterin -savaşa katılanların- o onlarda takılı kaldığını da. Çok severek okudum ve mutlaka okunmalı diye düşündüğüm bir kitap.
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
10/10
·295 syf.··
2022 34. kitabı
John Berger'in deyimiyle: "Bu bir kitap ama sayfasız. Neden oluşuyor peki? Bir sesler korosu; öfkenin, acımanın ve ertelenmiş umutların insanın üzerine çığ gibi düşen bir korosu. " Bir kitabı okumaya başladığımda sayfaları sırayla çevirerek okurum, elimde her zaman bir kalem olur ve sevdiğim cümlelerin altını çizerim... Bu kitapta, kalemin ucundaki siyahlık tükendi... Bazı cümleleri sadece okuyup geçemedim, tekrar tekrar okudum, bilincime kazıdım, huzursuz oldum, uykularım kaçtı. Kendi kendime: Ne vardı şimdi şurda güzel güzel çayımı içerken, cephedeki askerlerden, kopmuş bacaklardan, top mermilerinden, gürültüden, açlıktan, susuzluktan, kadavralardan, kıyımdan ve en önemlisi KORKUdan bahsetmenin... Bir yazar pisliği, tiksintiyi, insanlık dışı olanı bu kadar edebi ve muhteşem bir anlatımla nasıl anlatabilir diye saçımı başımı yoldum. Çok huzursuz oldum... Yazarın kendisinden başkası olmayan kitap  kahramanı Jean Dartemont, bu kitapta bize Birinci Dünya Savaşı'na katılışını aktarıyor. Olduğu gibi, yapaylıktan uzak, ne kadar gerçek olunabilecekse o kadar gerçekçi bir anlatımla aktarıyor cephede yaşadıklarını ve tabi normal hayatta yaşayamadıklarını. Yazarın derdi kahraman olmak değil, zaten kahraman olmak istese, tüm kutsanmışlığı ile duran savaşın ortasında "Korkuyorum" demezdi. Antimilitarist roman seven arkadaşlarıma ısrarla öneriyorum. .. .. "Özgürlüğüm nereye gitsem benimle. Özgürlük düşüncelerimde; bir vatanım Shakespeare ise diğeri de Goethe. Alnıma yapıştırılmış etiketi değiştirebilirsiniz, ama beynimi hayır. Kitlelerden, karmakarışık kalabalıklardan, her tür uygarlık ve toplum biçiminin bana dayattığı zorunluluklardan beynim sayesinde kurtulurum. Benim vatanım ruh akrabalıklarım, tercihlerim ve düşüncelerimden meydana gelmiştir." ..
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma
Puan vermedi·295 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 14:18
“Aynı tip bireylerden oluşan toplulukların (halkların) arz ettiği en büyük tehlike, nesilden nesile gittikçe artan ve ardındaki gölge misali istikrarın peşinde düşen bir aptallıktır. “ -Friedrich Nietzche Kitle olmak engellenemez bir olgudur. Ayrıca filogenetik açıdan insan, düşünen bir hayvan olarak nitelendirilebilir. Haliyle zamanla Sosyal Darwinizm ile doğan o meşhur slogan şekil değiştirebilir; “Güçlü olan mı ayakta kalır yoksa güçlü olanın mı yanında ayakta kalınır?” Aslında bir başka açıdan çoğunluğun aptalca uysallığı güçlü olanı yaratır. Çoğunluğun zorbalığı ise olan ile olması gereken arasındaki ayrımı yapması için bireye şans vermez. Belirli olana uymanın verdiği kaçınılmaz son haliyle korkuyu doğurur. Lakin bu kitap kaygının korkuya dönüşmesini anlatmıyor. Anlatmak istediği ise, korkudan kaçınılmak istenildiğinde, her adım atıldığında basılan zeminlerin dahi korku tarafından oluşturulduğunu hatırlatmaktır. Gabriel Chevallier, 1. Dünya Savaşı’nda cephede savaşmak üzere orduya katılan yirmi yaşındaki Jean Dartemont’un bir nevi merakına yenik düşüşünü anlatıyor. Ya da daha net ifadeyle merakın doğurduğu korkuyu. Savaş çoğu kez kentsel değişikliklere yol açar. Bu değişiklik kentlerde fiziksel, toplumlarda ise ruhsal yapıyı etkilemektedir. Şehirler hengameye esir olur. Bireyler ise kısa dönemli kazançları yüceltirler. Chevallier yüceltme eylemini askerliği meslek olarak yapanların rütbe artışını hevesle karşılamaları ile özetliyor. Savaşın mutluluk verici yegâne yönü apoletlerdir. Halbuki savaşta apoletlerden çok ölüler selamlanır. Milyonlarca insanı savaşa hazırlayan motivasyon kitlenin efendi yaratma çabasıdır. Jean Dartemont’un savaşa katılma sebebiyse müphem bir arzu ve insanlığın görece laneti meraktır. Lakin Dartemont’un merakı hayatta kalmak ile
Edebiyat
KorkuGabriel Chevallier · Sel Yayınları · 202159 okunma

Yazar Hakkında

Gabriel ChevallierYazar · 2 kitap
Gabriel Chevallier, hiciv eseri Clochemerle'nin yazarı olarak geniş çapta tanınan Fransız bir romancıydı. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı hakkında bir roman olan La Peur ile de tanınır. 1895'te Lyon'da doğan Gabriel Chevallier, 1911'de Lyon Güzel Sanatlar Okulu'na girmeden önce çeşitli okullarda eğitim gördü. Birinci Dünya Savaşı'nın başında askere alındı ​​ve 1915'te yaralandı, ancak savaşın sonuna kadar piyade olarak görev yaptığı cepheye geri döndü. Savaş Haçı ve Légion d'honneur Şövalyesi ödüllerine layık görüldü. Savaştan sonra, 1925'te yazmaya başlamadan önce sanat öğretmeni, gazeteci ve seyahat acentesi gibi çeşitli işlerde çalıştı. Evliydi ve bir oğlu vardı; 1969'da Cannes'da öldü. Clochemerle 1934 yılında yazılmış, yirmi altı dile çevrilmiş ve milyonlarca kopya satmıştır. İlk olarak 1947'de Pierre Chenal tarafından, ardından 1972'de BBC tarafından televizyon dizisine uyarlanmıştır . İki devam kitabı yazmıştır: Clochemerle Babylon (1951) ve Clochemerle-les-Bains (1963). Amerika Birleşik Devletleri'nde Clochemerle kitapları İngilizce olarak The Scandals of Clochemerle (1937), The Wicked Village (1956) ve (1965) başlıklarıyla yayınlanmıştır. 1930'da yayımlanan La Peur adlı romanı, kendi deneyimlerinden yola çıkarak savaşa karşı sert bir eleştiri niteliği taşıyordu; yazarın tutumu "Birinci Dünya Savaşı'nın standart versiyonu" örneği haline gelse de, savaş sonrası Fransa toplumunu şok etmişti. Roman, 2011 yılına kadar İngilizce olarak yayımlanmadı. New York Times, 2014 yılında romanı "süslemelerden arındırılmış ama akılda kalıcı", "vahşice açık sözlü" ve "saf dehşetle dolu" olarak değerlendirdi. İngilizceye çevrilen diğerleri arasında Sainte Colline (1937), Cherry (Ma Petite Amie Pomme, 1940), The Affairs of Flavie or The Euffe Inheritance (Les Héritiers Euffe, 1945) ve Mascarade (1948) bulunmaktadır. Fransızca yazılmış diğer kitaplar arasında Clarisse Vernon, Propre à Rien, Chemins de Solitude ve Le Petit Général bulunmaktadır.