Alik YILANKIRKAN

Puan vermedi·334 syf.·
24 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2020 19:38
·
2020 12. kitabı
Sâmiha Ayverdi
9.5/10 · 58 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fatih Sultan Mehmet Han
Fâtih Sultan Mehmed dediğimiz bu insanlık dostunun, iman ve san'at yolcusunun şevketli ve satvetli tarihi ve yeryüzünün hasret çektiği idealist şahsı ve mevzuunda eksik ve kifayetsi bulduğumuz şu araştırmamızdan dolayı, yine bu kemalli insanın manevi huzurunda özür dileyerek susmak isterken, son sözü gene kendisine bırakalım. Tâ ki bu şevketli ve devletli cihangir, bir yandan tarih ve insanlık tahtında hâlâ dünyaya baş eğdirirken, bir yanda da kulluk ve yokluk şevki ile feryad edip, cümle aleme gönlürden, aşk ve imanından haber versin: Zümfünün zencîrîne bend eyledi şâhum seni Kulluğundan itmesün âzâd Allahum beni. Edebi Ve Manevi Dünyası İçinde Fatih Sâmiha Ayverdi
Edebiyat
Stefan Zweig ve İstanbul'un Fethi
Edebi Ve Manevi Dünyası İçinde Fatih Stefan Zweig Ayasofya'nın kubbasinden salibin indirilişini anlatır ve haçın boğuk bir gürültü ile düştüğünü söylerken, sesin kilisenin içinde ve dışında kuvvetli akisler bıraktığını, ancak, bu düşüş sayesinde Batı aleminin kendini topladığını ve aynı ihtarlı sese Garp dünyasının kendine gemdiğini ilave eder. İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği Anlar
Eğitim
Şair Fatih
Nihayet Fatih, şiirlerinde, dasitani zaferlerine askeri ve siyasi içtihatlarına hemen hemen hiç temas etmemiş, hatta onlardan itina ile uzak durmuş, adeta san'at hayatında, bu realiteyi unutmak istemiştir. Esasında mukadderatı onu, yeryüzünün en seçkin, en belirgin insanı yapmışken, bir de kendisi mi kendinin bayraktarlığını etmeliydi? Şair, zaferlerinin, seferlerinin dibace ve hikayelerinden kaçadursa da, tarih denen dudak, bu vukuuat ve fütühatı nasılsa söyleyebildiği kadar söyleyecekti.
Sayfa 290·Kitabı okudu
Edebiyat
Divan Şiirinde Nazîre
Dîvan şiirinde nazîrecilik, bir san'at taklitziliği olmayıp, âdeta söylenmiş olanı bir adım daha ileri götürmek, "o öyle söylenmez böyle söylenir" fikrini gerçekleştirmek olduğuna göre , bir taklitçi olmayan Fâtih'i de zaman zaman Şeyhî'ye, Nevâî'ye hatta Veliyyüddin oğluna ve Necâtî'ye ey vurmuş görmekten başka, ne hoş ve güzeldir ki, XVI. asrın en büyük şâiri Fuzûlî'yi de vakit vakit Fâtih'in mısrâlarını okşar buluyoruz.
Sayfa 230 - Baha Matbaası/1974·Kitabı okudu
Edebiyat