Oysa gençken nasıl da mağrurdun,
üstündeydi gururun, uzun ve ince bacakların!
Tanrısız bir münzeviydin daha dün,
bir münzevi, şeytanla birlik,
Kızıl Prens'i her türlü küstahlığın!
Ardından insanların birtakım anlaşılmaz saçmalıklar üzerine birbirini lanetlediklerini, birbirinden nefret ettiklerini, birbirine zulmettiklerini, birbirini boğazladıklarını, astıklarını, tekerleğe mahkûm ettiklerini ve yaktıklarını gördüm ve dedim ki, şayet bu iğrenç zamanlarda yaşamış bir bilge var ise, kendisi çöllerde yaşamış ve ölmüş olsa gerektir.
(...)
Peki ama örneğin daima haklı olduklarını düşünecek kadar hasta insanlar olmuş olsaydı, bu denli hastalığı tedavi edecek kadar helleborus* bulunur muydu?
Peki ya bu hastalar daima haklı olduklarını iddia ederken kendilerinin haksız olabileceklerini düşünen herkesi ölüm cezasıyla tehdit etselerdi; boyun eğmeyenleri ortaya çıkarsınlar diye casus tutsalardı; Bir babanın oğlunun, bir annenin kızının şahitliği ile yakılarak öldürülmesi gerektiğine hükmetselerdi, vs. Bu insanları bağlayıp onlara kuduz muamelesi yapmak gerekmez miydi?
Sayfa 63 - *Eskiden deliliği tedavi etmek için kullanılan tıbbi bir bitki·Kitabı okudu
Bir toplumdaki çoğunluğun bir fikri benimsememesi, onlara, o fikri benimseyenlere müdahale hakkı vermez. Aynı şekilde toplumun çoğu bazı gerçekleri bilmek istemiyorsa, bu, bilmek isteyenleri hapse atma hakkını onlara vermez.