Beypazarı ne güzel süsler Ankara yolunu
Beypazarı 10 yıl önce geleneksel sivil mimarisiyle öne çıkan ve sesini duyurmak isteyen bir ilçe ankaraya 90 km mesafedeki yerleşim zaman içinde turizm merkezi haline geldi
Atlas sayı 166 ocak 2007
Beypazarı öne çıkar geleneksel evleriyle
Hiç baktınızmı maden sularının lezzetine
Doyamam doyamam ilme ve sohbete
Neydik ne olduk kalbur zaman içinde
Kentin merkezinde oturmuş sobacılar
Sabah namazıyla aşıklar arayışa başlar
Beypazarında satılıyor gümüşler bakırlar
Ne güzel insanın ne güzel sohbetin var
Beypazarı, Ankara'ya bağlı bir ilçedir. İlçenin yüzölçümü 1.697 km²’dir
Deniz seviyesinden yüksekliği 684 m dir
İnsanlar hep rızkının peşindedir
Osmanlının tımar merkeziydi bey pazarı
Bakırcılar sobacılar doldururdu sokakları
Bu güzel ilçenin eski ismiydi Beğ Bazarı
İbadet ve tefekkür ile gezelim sokakları
Kul Nefsani derki geziyorum Anadoluyu
Bu topraklar bize medeniyet yurdu oldu
Unutmayalım kasabaların köylerin yolunu
Beypazarı ne güzel süsler Ankara yolunu
Fâni olan fâniye değil yalnız bâki olana sığınmalıdır.Yalnız ondan medet ummalıdır. Aksi halde ne bu dünyada itibarları olur ne de öte dünyada.
Alıntı
Her yıl 17 aralıkta düzenlenen Şebi Arus törenleri bir düğün gecesidir 17 aralıkta güneş batması ile rast makamında tok ve gür sesli biri yumuşak tonda Ya Hz Mevlana hak dost diyerek geceyi başlatır
Bütün ölümümüz edebi bir düğündür diyen mevlana fani olandan baki olana geçer cenazesinde her dinden binlerce insan vardır oğlu sultan veled babasını o övülmeye değer padişah diyerek tarif eder
Mevleviler için sema kalbi gafletten uyandırmaktır kalbin uyanışı ile sevinç hüzün ve korku uykusundan uyanır ve harekete geçer bu manevi diriliş Semazen hak yolunda yürüyeçeğine inanır
Mevlevilik Mevlana yolunda yürüyenlerdir tasavvufta rolleri büyüktür hoş görüye güzele inanıp fani olanı terkedip baki olana bağlanmaya inanırlar Allah için yapılan mücadelede ise pes etmek yoktur
Mevleviliğin temelleri Mevlana zamanında yapılan sohbetler ile başlar mevlananın ölümü ile posta oturan oğlu sultan veled tarafından geliştirilerek devam eder kin ve düşmanlık değil dostluk affetmek vardır
30 Eylül 1207 de horasanda doğan Mevlâna ölümü için şunları der dünyadan ayrıldığıma üzülüyorum sanma sakın öldüğüm için bana ağlama o vakit benim ayrılık vaktim değil kavuşma vaktimdir
Bugün bir İstanbul sevdası başımda:)
İstanbul'da bugün;)
Bu yağmur... bu yağmur... bu kıldan ince
Nefesten yumuşak yağan bu yağmur...
Bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince.
Aynalar yüzümü tanımaz olur.
Necip Fazıl Kısakürek
Seher @Sher_c.