Beş-altı yaşında bir çocuk çevresinde olup biteni bilinciyle kavrayamaz, yalnızca sezer. Ama bilinçsiz sezgi duyguların en etkeni olacak ki, çocukluğumuzun iyi ya da kötü olayları bizde en çok yer edenlerdir.
Ta çocukluğumdan beri, tuhaf bir ikilik sezerdim ailemizde. Ehat'la ben anne tarafından, Akile ile Fazıl baba tarafından sayılırdık. Bizler akıllı, onlar güzeldi. Çirkin olduğumu çocukluğum boyunca hep duydum. Akile güzel, Azra çirkin, ama akıllı, deyip dururlardı. Ben de eziklikle üstünlük karışımı bir duygu duyardım ablama karşı.