“Sana teşekkür borçluyum evlat… Bana dünyanın hakikaten suratına tükürülmeye bile değmez olduğunu ve bu dünyada suratına tükürülmeyecek bir tek, ama bir tek insan bile bulunmadığını sağlam bir şekilde ispat ettin. Böyle biri mevcut olsa o sen olurdun ve şimdi buraya gelinceye kadar içimde bir şüphe vardı. Şu kainatta belki bir de iyi taraf vardır, fakat görmek bize nasip olmuyor diyor ve seni düşünüyordum…
Senin suratına bakınca melanet dolu ruhunu göreceğime yüreği çarpan bir insan görüyordum.
…Namussuz insan suratı seyretmek istemiyorum. Kendim kendime yeterim. Durma. Defol! “
“…fakat yazın buluşma yerini ararken, yolda çiçek toplamaktan kendini alamayan sevgi düşkünleri gibi, zihnimizde gözümünün önüne gelen birkaç tane güzel hayali çiğnemeye gönlümüz razı olmadı.”