Annem haklıymış meğer. Benim o özgürlükçü, eşitlikçi, sözde herkese saygı duyan babam şimdi karşımda kaya gibi semsert dikiliyordu.
“Baba,” dedim ağlamaklı bir sesle, “Daha tanımıyorsun bile Şahin’i, ailesini. Ne diye ‘istemiyorum’ diyorsun?”
“Kızım,” dedi dişlerini birbirine sürterek, “Tanımaya gerek var mı? Ne demişler, Kürt’ten evliya alma, avluya.”
“Baba, doğduğumuz toprakları hangimiz seçebildik ki? Sen de Kürt olabilirdin.”
“Değilim ve asla olmak istemezdim.”
“Niye, ne yaptılar ki sana, bu kadar nefret ediyorsun?”
“Bir sürü arkadaşımı öldürdüler, bir sürü arkadaşımı yarım ettiler, benim psikolojimi bozdular.”
“Baba, sen teröristlerden bahsediyorsun; Şahin de, ailesi de terörist değil.”