İhtiyarlar çok ihtiyardı, gençler çok genç, orta yaşlılar abus ve iflah olmaz. Umuttan ve direnmekten söz edenler aptal, şairler palavracıydı. Şahane bir tablo, yakışıklı bir cümle, yemyeşil manzaralar, oynayan sevimli kedi yavruları, kuyruklarını mutlulukla sallayan köpekler, gülen insanlar ... Güzelliğe dair ne varsa sinirlendiriyordu beni. Zira kimsenin kimseyle barışmaya niyeti yoktu; kazanılabilecek bir seçim, değiştirilebilecek bir hayat, sağaltılabilecek bir ülke yoktu artık.