Kitabın kapağında yazan "Atatürk'ün ders müfredatlarına eklenmesini istediği kitap" cümlesi bu kitaba başlamama yetti. Kitap, bataklıklar ülkesi(suomi) yani Finlandiya'nın İsveç'in egemenliği altından kurtulduktan sonra yaşadığı değişimleri anlatıyor. Kitabı okudukça aklımıza 1923 yılından itibaren Atatürk'ün getirdiği yenilikler ve halkın da bu yeniliklere karşı tepkisi geliyor. Orada da tıpkı Atatürk gibi bir devrimci var. Bu devrimcinin adı Snelman. Snelman, bu devrimlere uymak istemeyen, gelişimin bu devrimlerle olacağını kabul etmeyen aç,cahil, kültürsüz bir kesimle mücadele etti ve Finlandiya'nın bu günlere gelmesini sağladı. Snelman'ın bir sözü var ki bu söz kitabın ana düşüncesini ortaya çıkarmaktadır: "İnsanlar ülkelerinin geleceğine dair taşıdıkları kişisel sorumluluğunun bilincine varmazlarsa, ülkelerin kalkınması ve refaha kavuşması mümkün olmayacaktır." İşte Snelman bu düşünceler eşliğinde tüm insanlara dokunmaya onların ruhuna inmeye çalıştı. Biliyordu ki birinin ruhuna dokunabilse yan yana dizilmiş kibrit çöpleri gibi hepsi tutuşacaktı.
Atatürk'ün söylediği gibi "Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." düşüncesiyle hareket eden Snelman öğretmenleri yetiştirdi ve gelecek kuşakların da ahlaklı, eğitimli, kültürlü yetişmesini sağladı.
Şu an Finlandiya'nın eğitim, yönetim ve milli bilinç konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden biri olmasını Snelman'ın düşünce yapısı ve Snelman'ın ardından gelen yeni Snelmanların da bu fikri benimsemesine bağlamak yanlış olmayacaktır.
Keşke şu anda bile bu kitap ders müfredatlarında olsaydı ve öğretmenler, öğrenciler bir ülkenin en dipten en zirveye nasıl çıktığını görebilselerdi. Çocuklar milli bilinçlerinin, kişisel sorumluluklarının farkına varabilseydi...