Alperen Güneri

Alperen Güneri
@Alperen88
Doğru erkek, doğru kadın
Eşinizin size uygun olduğunu nereden bilebilirsiniz? Erkek olduğunuzu, bir kadının sizi seçeceğini düşünün. Kendilerine bir eş arayan yüz kadın olsa ve her biri tarafından gözden geçirilecek olsanız bu kadınların kaçı için uygun erkek olurdunuz? Bilemezsiniz. Bu nedenle de araştırmanız ve riski göze alma-nız gerekir. Benim size söyleyebileceğim, size uygun kadının olduğu gibi sevdiğiniz, değiştirmeye hiç gerek duymayacağıniz kadın olduğudur. Bu kadın sizin için doğru seçimdir. Sizin varlığınızın da onun için doğru seçim olacağı doğru kadını bulmuşsanız talihlisinizdir. Sizi olduğunuz gibi seviyor, değiştirmek istemiyorsa onun için doğru erkeksiniz demektir. Sizin nasıl olacağınızın sorumluluğunu yüklenmesi gerekmez; göründüğünüz gibi olduğunuza güven duyar. Dürüst olabilir, o da olduğu gibi görünebilir. Zaman içinde öyle olmadığını ortaya çıkaracağınız birisiymiş gibi davranmaz. Sizi seven olduğunuz gibi sever. Çünkü, birisi sizi değiştirmek istiyorsa, bu onun istediği kişi değilsiniz demektir. O halde neden sizinle birliktedir?
Sayfa 55·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Duygusal zehir..
Zehrimizi genellikle haksızlıktan sorumlu tuttuğumuz insana boşaltırız. Ama bu kişi aktarımı yapamayacağımız kadar güçlüyse kimi hedef seçtiğimize aldırmaksızın boşalırız. Kendilerini bize karşı savunamayacak olanları hedef alırız. Insanların kötüye kullanıldığı ilişkiler böylece doğar. Güçlü insanlar daha az güçlü olanları kullanır, çünkü duygusal zehirlerini bosalt-maları gerekmektedir. Zehri boşaltmamız gerekir, kimi zaman istediğimiz adalet değil, yalnızca boşalmak, rahatlamaktır. Insanların sürekli olarak güç kazanmaya çalışmasının nedeni işte budur. Ne kadar güçlü olurlarsa zehirlerini kendilerini savunamayanlara karşı boşaltmaları o kadar kolaylaşacaktır.
Sayfa 32·Kitabı okudu
İkinci sefer (3 sefer var)
Hadd-i zâtında bu makam çok çok zevkli bir makamdır. Fillah (Allah'ta olmaklık) ve seyr-i fillah (Allah'ta seyr) mertebesidir. Sâlik bu mer-tebeye erdiğinde varlığının damlasını denize bi-rakır. Başsız ve ayaksız bir hâlde bulunur. Ne kendisinden ne de âlemden haberi olur. Hiçbir şeyden sakınmaz. Şerîatın emirleriyle bile bağ-lanmaz. Bu yüzden bu makamdan da geçmek gerekir. Allah'ın fazlı ve inâyetiyle hem bu ma-kamda fenâ fillah mertebesini cem edip hem de buradan yükselip bekā billah mertebesine ulaş-mak lâzımdır.
Sayfa 43
Farkındalık...
Bu gezegende varolan zihinsel hastalıktan söz ediyoruz. Bundan ötürü kimseyi suçlamamız gerekmez. Hastalık tek başına ne iyi ne de kötüdür. Doğası budur yalnızca. Gücü kötüye kullandiğından ötürü kimse suçlu değildir. Tipkı düşsel gezegenimizde cilt hastalığına yakalanmış insanların suçlu olmadığı gibi zehirle iltihaplanmış yaralarınız olduğu için siz de suçlu sayılamazsınız. Bedensel olarak hastalandığınız ya da yaralandığınızda kendinizi suçlamaz, suçluluk da hissetmezsiniz. O halde duygusal bedeniniz hasta olduğu için kendinizi neden kötü ya da suçlu hissedesiniz ki? Önemli olan böyle bir sorunumuz olduğunun farkında olmaktır. Sorunumuzun bilincinde olduğumuzda duygusal bedenimizi, duygusal zihnimizi iyileştirebilir, acıya bir son verebiliriz. Farkındalık olmaksızın yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur. Başkalarıyla, yalnızca başkalarıyla da değil, kendimizi cezalandırmak için yaralarımıza dokunacağımızdan kendimizle de ilişkilerimiz aci vermeye devam eder.
Sayfa 33 - Kuraldışı·Kitabı okudu

Alperen Güneri

, bir kitap okudu
9/10
·129 syf.·
2025 41. kitabı
Don Miguel Ruiz
8.3/10 · 2.714 okunma