Sevgili okurlar, sevgili yazarlar, sevgili Viyanalılar, sevgili Romalılar...
Stefan Zweig, ana karakter Irene'nin iç dünyasını öyle bir resmetmiş ki yalnızlığı, dehşeti, korkuyu iliklerime kadar hissettim. Gerilim ile başlayan eserde, bu gerilimin şiddeti son sayfaya kadar soluksuz, duraksız tırmana tırmana devam etti. Son sayfada gerilim, yerini büyük bir ters köşeye bıraktı. Zaten sonu ile beni ters köşe eden filmlere ve kitaplara hayran kalırım. (Koku kitabı ile birlikte 6. His filmi bu konuda efsane sayılır. Ecnebiler bu türe, 'mystery' diyor, Türkçe karşılığı 'gizem' olsa da bu kelime tam karşılamıyor. Gizemli ters köşe demek daha münasiptir)
Not; intihar edenler veya intahar girişiminde bulunanlar gibi hayatıma kast etmeyi düşünecek kadar sınanmadım. Yine de şunu söylemek istiyorum; hayat çekilmez olduğu anlarda bile yaşamak için bir umut vardır. Tutunacak bir dal, hissedilecek bir sevgi vardır. Yaşama sevincinizin hiçbir zaman kaybolmaması dileğiyle...
İyi okumalar diliyorum.