"Namaz kılmaktan yay gibi, oruç tutmaktan çöp gibi kalsanız da haram ve şüpheli şeylerden kaçınmazsanız, Allah o ibadetleri kabul etmez."
Abdullah bin Ömer(r.a)
"Sana şüphe veren şeyi terk et, hiç şüphesiz helal olanı al."
Hadis-i serif
"Nereden çıktığını, nereden geldiğini bilmediğim hiçbir gıdayı ağzıma almadım."
Sa'd ibni Ebî Vakkas
Helali arama stratejileri helal besleme konusunda sadece yol göstermekle kalmıyor bugün gıda endüstrisinin geldiği son noktayı da gözler önüne seriyor. Bizler müslüman olarak yediğimiz her lokmadan sorumluyuz. Ve yediğimiz her lokmanın helalliğini gözetmek mecburiyetindeyiz.
Aldığınız bir ürünün üzerinde "domuz yağı ve katkıları yoktur." ibaresinin olması o ürünün helal olduğu anlamına gelmiyor malesef. Zaten bu ürünler denetim konusunda da sınıfta kalıyor. 2006 yılındaki tebliğe göre domuz,at ve tavşanın kasaplık hayvanlar arasında sayılıp ancak 2012 yılındaki tebliğ ile kaldılırdığını, Türkiye'de 80'in üzerinde domuz çiftliği bulunduğunu düşünürsek dışarıdan alınan ürünlere neden güvenmememiz gerektiğini daha iyi anlamış oluruz sanırım. Yalnız et için değil paketli gıdalar için de aynısı geçerli. Kitap bizi bu içerikler konusunda aydınlatıyor.
Hiçbirimiz bu hazır gıdalarla doğmadık. Bizim annelerimiz, dedelerimiz hazır yoğurtlar, cipsler, çikolatalarla büyümedi. Ekmeğimizi, yoğurdumuzu ve daha bir çok şeyi evde yapmamız mümkün. Bunlar önceden zaten evde yapılan şeylerdi. Bugün insanların yapması gereken sadece limonu alıp sıkmak iken içinde onlarca kimyasal olan yapılış aşamaları hakkında en uzak bir fikrinin olmadığı limon suyunu almayı tercih ediyor malesef. Yani helal ve sağlıklı beslenmek zor olduğu için değil hazır gıdalara ulaşmak kolay olduğu için bu kadar yaygın. Bu uzun bir yolculuk fakat helal olanı arayıp bulmak her