Merve

Merve
@Alprazolam
Kesmeyen bıçağı İsmail'den mi sandın?
46 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·264 syf.··
2020 11. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 09:11
"Namaz kılmaktan yay gibi, oruç tutmaktan çöp gibi kalsanız da haram ve şüpheli şeylerden kaçınmazsanız, Allah o ibadetleri kabul etmez." Abdullah bin Ömer(r.a) "Sana şüphe veren şeyi terk et, hiç şüphesiz helal olanı al." Hadis-i serif "Nereden çıktığını, nereden geldiğini bilmediğim hiçbir gıdayı ağzıma almadım." Sa'd ibni Ebî Vakkas Helali arama stratejileri helal besleme konusunda sadece yol göstermekle kalmıyor bugün gıda endüstrisinin geldiği son noktayı da gözler önüne seriyor. Bizler müslüman olarak yediğimiz her lokmadan sorumluyuz. Ve yediğimiz her lokmanın helalliğini gözetmek mecburiyetindeyiz. Aldığınız bir ürünün üzerinde "domuz yağı ve katkıları yoktur." ibaresinin olması o ürünün helal olduğu anlamına gelmiyor malesef. Zaten bu ürünler denetim konusunda da sınıfta kalıyor. 2006 yılındaki tebliğe göre domuz,at ve tavşanın kasaplık hayvanlar arasında sayılıp ancak 2012 yılındaki tebliğ ile kaldılırdığını, Türkiye'de 80'in üzerinde domuz çiftliği bulunduğunu düşünürsek dışarıdan alınan ürünlere neden güvenmememiz gerektiğini daha iyi anlamış oluruz sanırım. Yalnız et için değil paketli gıdalar için de aynısı geçerli. Kitap bizi bu içerikler konusunda aydınlatıyor. Hiçbirimiz bu hazır gıdalarla doğmadık. Bizim annelerimiz, dedelerimiz hazır yoğurtlar, cipsler, çikolatalarla büyümedi. Ekmeğimizi, yoğurdumuzu ve daha bir çok şeyi evde yapmamız mümkün. Bunlar önceden zaten evde yapılan şeylerdi. Bugün insanların yapması gereken sadece limonu alıp sıkmak iken içinde onlarca kimyasal olan yapılış aşamaları hakkında en uzak bir fikrinin olmadığı limon suyunu almayı tercih ediyor malesef. Yani helal ve sağlıklı beslenmek zor olduğu için değil hazır gıdalara ulaşmak kolay olduğu için bu kadar yaygın. Bu uzun bir yolculuk fakat helal olanı arayıp bulmak her
Din
Helali Arama StratejileriKolektif · İnsan ve Hayat Kitaplığı · 2019819 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·331 syf.··
2020 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2020 17:03
Kitap "Bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan fark et." sözüyle başlıyor. Trafikte sarı ışığın yeşile dönmesini beklerken bir adam aniden kör olur ve bu körlük diğer insanlara da geçmeye başlar, sonuçta bunun bulaşıcı olduğu anlaşılarak kör olanlar karantina altına alınır. Yalnız burada yazarın anlattığı körlük bir karanlık değil aksine beyaz bir körlük. Sanki karanlık bir yerden çıktığınızda ışığın gözleri yakması gibi. Karantina altındaki insanlar yavaş yavaş genel toplum kurallarından uzaklaşmaya başlıyor ve ister istemez kitap bizi şu soruyla baş başa bırakıyor: İnsanlar diğer insanların onu görmediği, yargılanmayacağı bir toplumda da şu anki nezaket kuralları, temizlik kurallarına riayet eder miydi? "aslında körlük, umudun tükendiği bir dünyada yaşamaktır." Kitaptaki bu ifade kitabın anlatmak istediği hakkında da bir ipucu veriyor. Kitabın sonuna doğru körlük aniden kalkıyor ve görmeye başlıyorlar, burada "doktorun karısı" adıyla geçen karakterin cümlesi ise manidar: "Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük."
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma