Mehmet Emir Tümer

Biruni'nin (973-1050) 6 Günde Yaratılış Yorumu
Biruni, yeryüzünün jeo-kimyasal evrimleşmeyle oluştuğu hususunu, teorik olarak Kur’an’ı ve diğer dinî metinleri yorumlayarak açıklamasının yanında, tabiat olaylarını inceleyerek yaptığı bilimsel gözlemlere de dayandırmaktadır. Gerek Kur’an’da ve gerekse Tevrat’ta kainatın altı günde yaratıldığı zikredilmektedir. Daha önce belirttiğimiz gibi, Biruni, bu 1 gün’ü, Kur’an’da zikredilen diğer gün ve zaman kavramlarıyla tefsir ederek, bunun yirmi dört saatlik gün kavramıyla ilgisi olmadığını belirtir. Hristiyan ve Yahudilerin kendi kitaplarında geçen bu altı günü literal mânâda almalarını da, Nazzâm gibi eleştirir; bunların uzun evrimleşme ve oluşum devirleri olduğunu söyler. Bîrünî’nin bu konuda bizzat işaret ettiği Kur’an ayetlerinden bazıları şunlardır: Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir. (Hacc-47) Gökten yere kadar bütün işleri Allah düzenler, sonra işler sizin hesabınıza göre bin yıl kadar tutan bir gün içinde O’na yükselir. (Secde-5) Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir. (Mearic-4)
Sayfa 65·Kitabı okudu
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Müslüman Bilim Adamı Cahız'ın (776-869) Evrim Teorisi
Daha önce de belirttiğimiz gibi, Cahız, Nazzam'ın tesiriyle kainat ve türlerin oluşumunu, Allah'ın yarattığı bir çekirdek-varlıkta başlatır. Bu çekirdek-varlığın evrimiyle bir yandan kainat oluşurken, buna paralel olarak da, ilk basit canlı türleri meydana gelmiş, onların evriminden de daha kompleks canlı türleri silsilevi bir şekilde, mertebe mertebe meydana gelmiştir. Evrim halkasının sonunu da insan türü oluşturmuştur. Canlıların bu varoluşsal kozmolojik evrimi, bir önceki basit türlerin bizzat kendilerinin transformasyonuyla daha sonrakileri meydana getirmeleri şeklinde olmuştur.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Bilim
... Asalak, hayatı tahrip eden değil, onu inşa eden ve güzelleştiren insanlar olmaya gayret edin.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Eğitim
Kadirşinas halk sana bir anıt dikmek istiyor. Sen bunu hak ediyorsun, ama senin için yapılacak en iyi anıt bizleriz. Bizler halk yaşamının eseri, aynı zamanda da bu hayatın yaratıcılarıyız. Yeni ve sağlıklı genç neslin temsilcisi olan bizler birer canlı anıt olarak, Fin aydınlarına vatana ve halka nasıl hizmet edilmesi gerektiğini hatırlatacağız. Zaman geçtikçe, senin ismin sağlıklı bir hayat bahşettiğin halkın aklında ve kalbinde daha derin ve ışıklı bir iz bırakacaktır. Sen bir Sezar veya bir Napolyon olmadın, avuç içi kadar bile olsa, başkalarına ait toprak ele geçirmedin. Bir damla bile kan akıtmadın, fakat vatana binlerce sağlam, güçlü ve faydalı çalışkan el kazandırdın. Halkının hayatı için mücadele eden büyük fatih, selam olsun sana!”
Sayfa 190·Kitabı okudu
Eğitim
Snelman henüz çocukken, okul yıllarından itibaren, ülkede ve dünyada yaşanan olaylara yüzeysel, kendi deyimiyle, kölelere ve uşaklara has bir itaatkarlık ve ilgisizlikle yaklaşılmasıma öfkelenmekte ve bundan büyük kaygı duymaktaydı. Okullardaki bütün tarih ders kitaplarında ve profesörlerin verdiği derslerde sadece çar ve krallardan, onların bakanlarından, soylu ailelerin mücadelesinden, kont ve generallerden, olsa olsa, sayısı yüzü geçmeyen büyük bilim adamları, tanınmış yazarlar ve dâhi ressamlardan bahsedilmekteydi. Onların biyografisi anlatılmakta, savaşlar, saray entrikaları, diplomatik kurnazlıklar, ihanetler ve isyanlar hakkında bilgiler verilmekteydi.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Eğitim