Yalom’a ve bu kitaba can veren ağaca sevgilerle.
Tabiki bu kitabı öyle ezberlenmiş süslü cümlelerle size tanıtacak değilim. Zaten bizim insanlarımızın bu işi çok abartılı yaptığını düşünüyorum. Sırf kitabı okuyup kütüphanesine koyduğu için kitapların yazarlarının hakettiği ego ve kibir ile ruhlarını okşamaya,kendilerini önemli kılmaya çalışıyorlar diye düşünüyorum.
Kitap hakkında söyleyebileceğim şey şudur ki; yazarın böyle bir kurguyu düşleyip, projeleyip, bilindik karakterle diyaloglayıp bize sunmuş olması bile bir armağandır bence. Her okurun bu kitabı damıta damıta içine akıtması gerektiği görüşündeyim şahsım adına. Çünkü kitapların her insana farklı bir izdüşümü olduğunu düşünüyorum. Zaten her insan kendinden birşeyler aramazmı kitaplarda, kendisinin de önceden yazılıp yazılmadığını merak etmezmi? Rast gelmek belki bir tanıdığa. Neyse cümlelerim biraz şiirselleşmeye başladı. Başta yaptığımız sitem bize dönmeden çenemi kapatayım. Okuyun işte bu kitabı demek istediğim o yani, gözlerinizin ve zihninizin şahin gibi olduğu okumalar dilerim herkese.