Altay

Altay
@AltayBeg
Türkçülük yürüyecek ve Türk ırkı muzaffer olacaktır. Tanrı Türk'ü korusun. — 𐱃𐰽𐰔
21 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı

Altay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2024 23. kitabı
Ömer Seyfettin
8/10 · 193 okunma
Reklam
Ömrünü askeriyede geçirmiş bir paşanın apoletlerini kaybeder kaybetmez nasıl bir buhrana sürüklendiğini anlamak bugün bizler için zor olabilir. Müstafi bir komutan, emrinde tek bir birlik olmayan, tüm gücünü kaybetmiş biridir. Artık sıradan bir vatandaş olmuştur. Karabekir kendisine biat etmezse Mustafa Kemal'in bölgede faaliyet göstermesi mümkün değildir. Kendisini tutuklaması halinde, İngilizler tarafından Malta'ya yollanacağı kesindir. Bu, Kurtuluş Savaşı'nın tarihinin komple değişmesi ve belki de bu tarihin son sayfalarında hüsranın bizi beklemesi demektir.
Sayfa 45
Doğum tarihi genelde 1881 olarak geçse de, Osmanlı dönemindeki kayıtlarda 1879 ve 1880 gibi tarihlere de rastlanmaktadır. 1922 yılında, saltanatın kaldırılmasından iki hafta önce hazırlanan ve bugün hâlâ Şişli'deki Atatürk Müzesi'nde sergilenen hüviyetinden ve annesi Zübeyde Hanım'ın verdiği Rumi 23 Aralık tarihinden harekete geçerek, Necdet Sakaoğlu'nun önerdiği 4 Ocak 1879 en isabetli tahminlerden biri olarak durmaktadır.
Sayfa 23
Meselâ, daha 1903'de Paris'de Abdullah Cevdet'le Abdulhalim Memduh ve Yahyâ Kemal arasında, aynı tema üzerinde bir mısrâ söyleşmesi olmuştu. Önce Abdullah Cevdet, bu mısrâı, şöyle bir alışkanlıkla söyledi: İsterim ölmek derâgūş eyleyüb bir makberi. Bu mısrâın, Abdülhalim Memduh, şöyle söylendiği takdirde daha Türkçe olacağını ileri sürmüştü: Bir kabri derâgûş ederek isterim ölmek. Ancak bu mısrâın gerçekten güzel ve Türkçe söylenmesi için orada Türkçenin sırlarını kavramış, gerçek bir şâirin bulunması lâzımdı. Nitekim öyle oldu. Bu hakîkî şâir, Yahya Kemal, aynı mısrâı şöyle söyleyiverdi: Bir kabri ben kucaklıyarak ölmek isterim.
Sayfa 64
1911'de, Selânik'de Genç Kalemler Mecmûası'nda Ömer Seyfeddin, Yeni Lisan makalesini neşretmişti. Bu makalenin adı, bu asrın başında yapılan, bilgili ve şuurlu bir dil hareketinin de adı olmuştu. "Yeni Lisan", Türkçede kullanılan bütün yabancı terkipleri terketmek; yabancı cemi kaidelerini artık hiç kullanmamak ve yazı dilimizi, bilhassa İstanbul halkının konuşma dilinden ses ve söz alan, en güzel, en işlenmiş, en temiz ve millî bir lisan hâline koymak ülküsündeydi.
Sayfa 63
Reklam