Siyasî sınırlar, imkânlarla ideallerin bileşkesidir. Dün Hatay için meydana gelen, bugün Kıbrıs için söz konusudur. Türkiye Türkler'in devletidir, imkânları ölçüsünde her yerdeki Türk'ün haklarını korur.
- Rusya'dan hep iyi haberler geliyor... Harbden sonra nasıl bir işle meşgul olacaksın?
Bunu hiç düşünmemiştim. Harb benim için, hiç bitmeyecek, tabii bir hal olmuştu adeta. Ben, ateş ve kan içinde doğmuş, ateş ve kan içinde yaşamıştım. Memleketimi, milletimin harbsiz, gözü yaşsız olarak kaç evladı gördü, kaç evladı görecek!
Bugün, geçmişi daima kızıl, geleceği daima kara gören hasta kafamda, içimin ateş ve titremesine yardıma gelecek, beni hummadan kurtarabilecek bir fikir, serinletici bir teselli kalmadı. Yalnız Allah'tan dilerim ki, mahkemeye sürüklenip götürülünceye kadar; bir duvar dibinde, düşman kurşunları göğsümü delik deşik edinceye kadar, milletime sevgim, imanım; düşmanlarıma karşı kin ve intikam duygularım sönmesin!
Bir gün, kendimizi, büyük Türkistan ordusuna sahiden katılmış görecek miydik, bilmiyorduk, ama Türkistan'ın istiklâli, bu ümit veya hayal, kalblerimizi günden güne, saatten saate artan bir heyecanla çarptırmaya, iyilik ve fedakârlıkla doldurmaya yetiyordu. Her millet haklarını elde etmek için dövüşür; kan dökerek hakkını alırken, biz neden aynı yoldan yürümeyecektik!
Ayrıca ilmin, yaşı ve cinsiyeti ne olursa olsun herkesten öğrenilmesi ve herkese öğretilmesi önerilmekteydi. İlim öğrenme hakkının, karı koca hakkından öncelikli olduğu, kadının kocasından veya çocukların anne babasından izin almaksızın ilim öğrenmek için seyahat edebileceği fetvası verilmişti.