Millet haline gelmemiş olan insan topluluğu fertlerin bebeklik haline benzer. Yaşamak kabiliyeti varsa, bir takım buhranlar geçirmekle beraber büyüyüp gelişecek, "millet" olacaktır. Bebekte bir hafıza ve şuur olmadığı gibi henüz millet haline gelmemiş olan toplulukta da bir tarih şuuru bulunmaz. Bir bebek, annesinden çalınabilir. Kendisine süt ve yiyecek verildikçe bunun bir ehemmiyeti yoktur. Henüz millet haline gelmemiş bir topluluğun başına da yabancı ve düşman bir kuvvet geçebilir. Eski hayatı devam edip yiyecek buldukça o topluluk için de bunun bir değeri ve manası olamaz.
Siyasî sınırlar, imkânlarla ideallerin bileşkesidir. Dün Hatay için meydana gelen, bugün Kıbrıs için söz konusudur. Türkiye Türkler'in devletidir, imkânları ölçüsünde her yerdeki Türk'ün haklarını korur.
- Rusya'dan hep iyi haberler geliyor... Harbden sonra nasıl bir işle meşgul olacaksın?
Bunu hiç düşünmemiştim. Harb benim için, hiç bitmeyecek, tabii bir hal olmuştu adeta. Ben, ateş ve kan içinde doğmuş, ateş ve kan içinde yaşamıştım. Memleketimi, milletimin harbsiz, gözü yaşsız olarak kaç evladı gördü, kaç evladı görecek!