Althenor

Althenor
@Althenor
Nefsini bilen, Rabbini bilir... Araştırma Görevlisi Evli, bir çocuk babası #51868881 #53345699 #54949139
"Neyim var?" Yok. Bir şeyim yok. Kocaman bir boşluktan ibarettim. Onlara da böyle cevap veriyordum. "Yok, bir şeyim yok."
Sayfa 58 - Ketebe Yayınları Haziran 2022·Kitabı okudu
Reklam
9/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
Oblomov inceleme Uzun zamandan sonra inceleme tadında karakter tasvirine çalışacağım kitap. Eğlenceli okumalar. İlya İlyiç Oblomov: Kitabımızın ismini aldığı Oblomovluk'un üstadı, bir çok yerde gereksiz adam olarak nitelendirilen fakat bana göre hayatının felsefesini keşfetmiş ve bu felsefe uğruna yaşayıp kendini gerçekleştirmiş şahıs. Biraz tanıyacak olursak her şeyin sakince yaşanıp, sakince karşılandığı el elde baş başta yaşanan zahmet çekmektense olanı en güzel şekilde nasıl yerim felsefesi ile yoğrulan Oblomovka'nın tek varisi. Annesi tarafından sürekli üzerine düşülen, ninesinin masalları ile büyüyen kalbinde kötülük barındırmamakla beraber hayattan bir beklentisi de olmayan, eli sıcak sudan soğuk suya değmemiş, çorapları dahi uşağı tarafından giydirilen küçük ya da büyüyememiş prens. Rusya'nın bir çiftlik sahibinin oğlu olarak doğan ve maddi imkan olarak zaten çalışmasına gerek olmayan kahramanımız hayatını çalışmamaya adamış kitapta Oblomov'un zihninden geçen düşünce bunca iş ne zaman bitecek bunca kaygı ne için, bu memuriyette yükselmeler, maddi kazançlar nereye varacak ben bunların arasında ne zaman yaşayacağım şeklinde geçen düşünce tarzı ile Oblomovluk'un en iyi temsilcisi. Oblomovluk demişken bu sadece İlya İlyiç'e ait bir özellik değil yaşadığı çiftlikteki herkesin kodlarına işlemiş falan çiftliğin biricik oğlu olarak buna yaşama şansına sahip olan kişi İlya. Zaman zaman onu ittirecek bir güç olduğunda harekete geçen fakat bu hareketlerinde dahi Oblomovka'da bir şey yapmadan yaşamayı hayal eden kişi. Sakin bir hayat yaşayıp, etliye sütlüye karışmadan ölmek isteyen büyük ihtirasları ve hedefleri olmayan, başka kimseye karşı kötülük düşünmeyen ve kitapta kendime en yakın hissettiğim karakter. Olay örgüsü ile ilgili spoiler vermekten kaçındığım için
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Vladimir: Bu daha iyi olur dersen, hala ayrılabiliriz. Estragon: Artık değmez. Sessizlik. Vladimir: Evet, artık değmez. Sessizlik. Estragon: Eee, gidiyor muyuz? Vladimir: Evet, hadi gidelim. Kımıldamazlar
Sayfa 54·Kitabı okudu
Müslüman ve müstakbel bir psikiyatr olarak muayenemin gereği olmadıkça sosyal hayatımda namahremin elini tutmuyorum, yani tokalaşmıyorum. İçinde bulunduğum camiada, ülkede ve hatta galakside zaman zaman garipsenen bir durum. Bu devirde... Garipseyen ve temkinli bakışların yanında bazen öfke duygusu da yakalıyorum muhatabımda. "İslam adlı azılı suçluyu" kalp ve vicdan hapisanesinden salıvermiş, elini kolunu sallayarak gezmesine, gülmesine, eğlenmesine, özgürce nefes almasına izin vermiş olmak kabahatim. Alternatif ana akım oluşturmaya cüret etmek ve hatırlatmak... Sanırım. Benim omuzlarımın üstüne alıp şerefle gezdirdiğim kız çocuğunu sen toprağa gömmüşsen bu benim meselem değil ki. Yapamıyorum. Bütün değerlerinden soyunmuş bir jelibon olamıyorum. Burnuma kötü kokular geliyor. Onların kendi değerlerine bürünmeleri veya benim onların değerlerine bürünmem yan/yük/yargı olmuyorken, tarafsızlığa halel getirmiyorken benim kendi değerlerimi kuşanmam neden kılıç kuşanmışım gibi karşılanıyor. Bir japonun uzatılan eli reddedip ellerini kavuşturarak eğilmesi güzel bir gelenekken, benim belimin eğilmemesi mi kabahatim, bilmiyorum. Şansımı zorluyorum. Allah'ın güzel selamını kahve gediklilerine, hastalara, yoksullara, garibanlara bırakmıyorum. Mirastan payımın peşine düşüyorum. Gün boyu tebessüm sadakası dağıtıyorum. Hazine sandığı değil unutulan sünnet avına çıkıyorum. Kendi halimde bir derdim vaaaar... Nasıl anlatsam kibar kibaaar... Herkes benim gibi olsun diye bir derdim yok. Ve andolsun, hiçbir kınayıcının kınamasından da bir korkum yok.
Reklam