“Gün Olur Asra Bedel” yazarın en güzel romanıdır denilebilir. Kırgız geleneklerinin, yaşam biçimlerinin, coğrafi güzelliklerin en güzel biçimde anlatıldığı bir romandır.
Uçsuz bucaksız Kırgız bozkırlarının yalın bir dille anlatıldığı, hayat zorluklarına göğüs geren, yokluklar içerisinde varlıklarını idame ettirmeye çalışan, kimselerin yaşamak istemediği, çorak, verimsiz arazilerde yaşamaya çalışan insanların yaşam mücadelesi anlatılmaktadır bu romanda. Tabii, aşk ve sevgi de ayrı bir renk katmaktadır romana.
Aynı zamanda dönemin Sovyet yönetimine karşı bir başkaldırı bir isyan romanıdır, “Gün Olur Asra Bedel”. İçinde yaşanılan sistem, açık bir şekilde eleştirilmektedir. İnsanların kuşkuyla karşılanmaları, her şeyden şüphelenmeleri, masum insanlara iftiralar atarak yaşamlarını zorlaştırmaları ve hatta ölüme sürüklenmeleri eleştirel bir gerçeklikle okuyucuya sunulmaktadır.
Öyle ki roman sonunda çevirmenin notu olarak “Bu romanın en güzel, en ilginç bölümünün bu ciltte yer almadığı, Sovyetler Birliği’nde Glasnot’a geçişin eşiğinde iken o bölümün yayınlanmasına izin verilmediği ya da yazarının o bölümü ayrı bir kitap olarak yayınlamayı uygun bulmuş olabileceği” yazılıyor.
“Cengiz Han’a Küsen Bulut” adını taşıyan romanın, Gün Olur Asra Bedel’in tamamı olduğu ve adı geçen bu romanın okunmadan Gün Olur Asra Bedel’in tam olarak okunmayacağı” belirtiliyor. İyi okumalar