Bilgi ağacı

Bilgi ağacı
"Ve kucaktaki bebekler kadar masum ölen aksakallılar vardır ve bu içinde bulunduğumuz yılda da hala mağara adamları doğmaktadır. Geleceği ait gerçekler,geçmişe ait gerçekler ve hiçbir zamana ait olmayan gerçekler vardır"
Ve insan ırkının sonraki gelişiminde hiçbir din, "yabancı kavramını yok edememiştir. Aslında dinler, çok sık olarak büyük düşmanlıkların kaynağı haline geldi ve bu durum devletin geişimiyle daha da keskin bir hal aldı. Sonuç olarak çifte bir etik standardı gelişti ve bu standart bizim zamanımızda da mevcut olup geride bıraktığımız savaş gibi dehşetlere yol açmaktadır.
Sayfa 99 - Öteki·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kısacası, ilkel toplum en eski biçimlerine ne kadar yakınsa, "herkes herkes için" kuralının o kadar katı olduğu gözlemlenir. Ve Hobbes, Rousseau ve onların takipçileri gibi düsünürlerin ahlakın hayali bir "ahlaki akit"ten kaynaklandığını ileri sürmeleri ve başkalarının ahlakın ortaya çıkışını mistik bir yasa koyucuya "tepeden gelen esin" ile açıklamaları, tamamen ilkel insanın fiili yaşamına dair bilgi eksikliği nedeniyledir. Gerçekte, ahlakın kaynağı, tüm yüksek hayvanlarda ve bilhassa insanda doğuştan mevcut olan bir toplumsallıkta yatar.
Sayfa 99 - Öteki·Kitabı okudu
Hiç kimse bir toplumun iki üyesinin eşitliğini bozamaz ve eğer bu eşitlik bozulursa, toplumun araya girmesi ile yeniden sağlanmalıdır. Bu yüzden Musa'nın kitabı şöyle der: "Dişe diş, göze göz, kana kan." Ama fazlası değil. Roma adaleti bu şekilde hareket etti; bugüne kadar bütün vahşiler bu şekilde hareket etti ve bu fikirlerin pek çoğu modern hukuk sisteminde hâlâ korunmaktadır.Elbette, gelişim aşamasından bağımsız olarak her toplumda başkalarının iradelerini kendi iradelerine boyun eğdirmek için, güçlerinden, becerikliliklerinden, zekâlarından, cüretlerinden yararlanmayı amaç edinen bireyler daima olacaktır ve bu bireylerin bazıları amaçlarına ulaşacaklardır. Bu tür bireyler, elbette, en ilkel insanlar arasında da bulunur ve onlarla toplumsal gelişimin bütün aşamalarındaki bütün kabilelerde ve halklarda karşılaşırız. Ama gelişimin bütün aşamalarındaki insanlar tarafından bu tür eğilimleri dengelemek için âdetler geliştirilmiştir ve bunlar bir bireyin tüm toplum pahasına büyütülmesine karşı gelirler. İnsan ırkı tarafından çeşitli zamanlarda geliştirilmiş olan bütün kurumlar kabile tarzı yaşam kodu, köy toplulukları, şehir, ortak konseyleri ile devletler, bucaklarası ve bölgelerin öz-yönetimleri, temsili hükümet vs.- bütün bunlar, gerçekten de toplumları bu tür bireylerin keyfi hareketlerinden ve onların gücü ele geçirmelerinden korumayı amaçlamışlardır.
Sayfa 95 - Öteki·Kitabı okudu
Bacon şöyle yazar: "Bütün şeylere iki tür iyilik için bir açlık verilmiştir; biri bir şeyin kendi içinde bir bütün olması, diğeri ise daha büyük bir bütünün bir parçası olmasıdır ve bu ikincisi diğerinden daha değerli ve daha güçlüdür; zira daha geniş bir biçimin muhafazasına yatkındır. İlkine bireysel ya da kendine iyilik, ikincisine ise topluma iyilik denebilir... Ve böylelikle, genelde açlıkları, daha genel olan biçimin muhafazası düzenler.¹
Sayfa 63 - Öteki·Kitabı okudu
Ancak bir dipnotta Darwin, alışıldık derin kavrayışıyla, bir istisna yapar. "Düşmanlık ya da nefret de" der, "yüksek derecede kalıcı bir duygu olarak görünüyor; belki de adlandırılabilecek herhangi bir duygudan daha fazla... Dolayısıyla., bu duygu doğal ve kesinlikle çok kalıcı görünüyor. Doğru toplumsallık içgüdüsünün tamamlayıcısı ve karşıtı gibi görünüyor." Hayvan doğasının derinlerine yerleşmiş olan bu duygu, herhalde birçok hayvan türündeki ve insanlardaki farklı kabileler ya da gruplar arasındaki şiddetli savaşları açıklar. Ayrıca uygar uluslarda iki farklı ahlak kodunun aynı anda varolmasını da açıklar. Ama bu önemli ancak ihmal edilmiş konu, adalet fikri tartışması ile bağlantılı olarak daha iyi ele alınabilir
Sayfa 61 - Öteki·Kitabı okudu