"Nar ağaçlarına dedim ki, bir çocuk tanrıyı kalbimin hizasına getirdi.”
Çok düşündüm ama nasıl incelemeye başlayacağımı bilemedim.İlk bu kitapla Şükrü Erbaş’ın şiirleriyle tanışmıştım,sonrası çorap söküğü gibi geldi.Okurken gülümseten,karmaşık duygudurumların içine sürükleyen bir kitap.Acılarımızla barışmayı "kimse kendinden bir yere gitmiyor ,yaşıyoruz sessizce yaramızı severek" diyerek çok naif bir dille ele almış şair.Dükkanın önüne iskemle atıp,çay içtiğiniz mahalle esnafı samimiyetini her cümlede hissedeceksiniz.Şiir seven herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.
Peter Bürger kuramı açıklarken oldukça sade ve anlaşılır bir dil tercih etmiştir. Bu Sanat Kuramları serüvenine yeni başlayanlar için avantajlı bir durumdur.Ayrıca kitapta dikkat çeken kısım kavramların tartışmalı olarak incelenmesidir,buna örnek olarak Adorno ve Lukacs'ın tartışması verilebilir.Kuramlar tarihine gönül vermişseniz ve bir temel atmak istiyorsanız doğru yerdesiniz.Kitap Avangard kavramını genel hatlarıyla ele aldığından, ayrıntılı bilgi sahibi olmak istiyorsanız Hal Foster'ın "Gerçeğin Geri Dönüşü" kitabını tercih etmeniz yararınıza olacaktır.
Şükrü Erbaş’la yolum ilk Bağbozumu Şarkıları kitabında kesişti.Gerek üslup,gerek akıcılık bakımından beni kendine çekti ve haliyle ard arda diğer kitaplarını okudum.Yaşıyoruz Sessizce kitabına gelecek olursak, tek solukta okunabilecek karakterde bir kitap.Hatta kitabı okuyan mutlaka bir kez daha okuyacaktır .