“Ama o zaman herhangi bir şeyi nasıl kanıtlayabiliriz?”
“Kanıtlayamayız. Böyle bir konuda hiçbir şey kanıtlayabilmeyi bekleyemeyiz. Kanıt gerektirmeyen bir düşünce ayrılığı bu. İkimiz de büyük olasılıkla hemcinslerimizin tarafını tutarak biraz önyargılı başlar, çevremizde onu destekleyecek ne yaşanmışsa bu önyargının üstüne oturturuz, yaşanmış bu hikâyelerin çoğu da (belki de bizi en çok etkileyenleri) bir sırrı açık etmeden ya da saklı kalması gereken şeyleri yüksek sesle söylemeden tam olarak anlatılamaz.” (Anne ve Harville)
"Bütün bu tersliklerin hep ilkeler adına! Sanki ilkelerin tüm hareketlerine yön veren bir zemberek oluşturmuş içinde... Sen ve senin gibiler kendi iradenizle kımıldamaya bile korkarsınız! Benim içinse bir adam iyiyse iyidir ve bu konudaki bütün prensibim bundan ibarettir, başka bir şey düşünmem."
Hastalıklı durumlarda görülen düşlerin, belirginlik, açıklık, canlılık ve gerçeğe çok uygun oluş gibi özellikleri vardır. (...) Hastalıklı düşlerdir böylesine düşler, uzun süre unutulmazlar ve düş sahibinin zaten hastalıklı olan yapısı üzerinde derin izler bırakırlar.