Ne çok sevdim ne kadar geç bir buluşma. Olsun. Okumadan ölebilirdim de. Pırıl pırıl azimli bir öğretmenin gittiği sürüldüğü köylerde yaktığı çoban ateşleri hiç sönmedi. Sonunda sürgün olsa da o ateş hiç sönmeyecek çünkü yandı bir kere. Ve o tekerine çomak sokulanlar için artık hiç bir şey eskisi gibi olmadı. Pire Kızı, Muhtar Hamdi, Meryem, Topal Pehlivan, Eğitmen Mustafa, Gülşen, Demirci Veli, Kuru Hasan Dede ve diğerleri, Promethe’nin Tanrılardan çalıp getirdiği ışığı meşalelerinde taşıyan canlar gibi tuttular, korudular. Ve alaca kuşlar gibi gözlerini başlarını yolan didik eden düzene inat, ayakta dimdik durmayı, onurlu bir insan duruşunu öğrendiler.
Bu hikaye Cumhuriyetin ışığını tüm Anadoluya saçmaya ant etmiş binlerce koca yüreğin hikayesidir.