Anlam Yorgunu

Anlam Yorgunu
@AnlamYorgunu
“Bir ömür anlam aradım, ama kitaplar bana hep sorular verdi. Okudukça bilgelik değil, belirsizlik büyüdü içimde. Belki de hakikat, tam da bu belirsizliğin içindeydi.” Paylaştığım görseller bana aittir.
Cehenneme Övgü
9/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 13:39
“Cehennem dediğin yer alevli değil, klimalı olabilir.” Yani Gündüz Vassaf diyor ki: “Yanıyoruz da haberimiz yok.” Şimdi sen sanıyorsun ki cehennem nedir? Ölüp gideceksin, sonra biri seni kebap yapacak, ama önce sıraya gireceksin… Hayır! Cehennem tam da şu an, şu sandalyede oturduğun yerde başlıyor. Çayını yudumlarken, pazartesi sabahı çalan o alarmla başlıyor. Yani aslında Vassaf diyor ki: “Cehennem o kadar normal ki, adı da ‘günlük hayat’ olmuş.” Kitap öyle güzel ters köşe yapıyor ki, seni seninle dövüyor. Ama öyle yumrukla değil; düşünceyle. Özgürüm zannediyorsun mesela… Gülmeyeyim mi? Sabah saat 7’de kalkıp 8’de okul/iş, öğlen belli, akşam dizi, hafta sonu AVM. Diyor ki yazar: “Sistemi faşist yapan şey, senin ona gönüllü olarak katılman.” Bak, mesela çocuklara “uslu dur” diyoruz ya… Uslu? Neye göre uslu? Sisteme göre. Otur, sus, kafanı öne eğ… Vassaf burada bas bas bağırıyor aslında ama ses tonuyla değil, zeka tonuyla: “Biz çocuklara kötülüğü öğretiyoruz ama adına terbiye diyoruz.” Eğitim sistemini, hastaneleri, tatilleri, yaşlı bakım evlerini tek tek masaya yatırıyor. Diyor ki: “Burası özgürlük değil, düzgün görünümlü bir hapishane.” Ama müebbet değil ha, çünkü sen kapıyı açık tutuyorsun. Kendi gardiyanı kendin olmuşsun farkında değilsin. Kitap felsefi olarak da tokat gibi. Araya Sartre mı dersin, Foucault mu, Camus mü… Ama arada şöyle de bir replik geliyor: “İnsan hayvanları evcilleştirdi, şimdi sıra kendine geldi.” Yani sen seni evcilleştirmişsin, üstüne de ödül olarak kendine tatil ayarlamışsın! Ve o tatile “özgürlük” demişsin… Ama o tatil de turla! Yani saat 9’da otobüs kalkacak. Ne özgürlüğü? ⸻ SONUÇ: Cehenneme Övgü, bir tür “gülümseyerek fark ettirme” kitabı. Komik değil, ama güldürür.
Düşünce
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mısır Mitolojisi
7/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 22:20
Albert Renner bu kitabı yazarken muhtemelen şöyle düşündü: “Millet Zeus’la Apollon’la takılıyor, bizim Mısırlılar neden kenarda kalsın?” Ve bam! Karşımıza çıktı tanrılar karması: Ra, Osiris, İsis, Anubis, Horus… Hepsi kadroda, yedek yok, her biri ilk on bir. Bakın, kitap öyle ansiklopedi gibi değil, “Osiris budur, görevi şudur” deyip geçmiyor. Yok! Adam mitolojiyi almış, süzgeçten geçirmiş, ortaya tam kıvamında, ne eksik ne fazla bir anlatı çıkarmış. Mesela Ra’yı okuyorsun, diyorsun ki: “Bu adam kesin sabahları işe geç kalmıyordur.” Anubis desen zaten ölüm tanrısı… Ama Mısır’da bile ölüye saygı büyük. Adamın işi ciddi, surat beş karış. Kitap seni alıyor, piramitlerin gölgesine oturtuyor, “Hadi anlatayım evladım” diyor. Sen de dinliyorsun, bir yandan şaşırıyorsun, bir yandan düşünüyorsun: “Ulan biz hâlâ kira derdindeyiz, adamlar 5 bin yıl önce ruhun öte dünyadaki serüvenine tünel yapmış…” Sonuç? Mitoloji seviyorsan, biraz da kafan çalışıyorsa (çalışmıyorsa da sorun değil, çalıştırıyor bu kitap), mutlaka oku. Çünkü bilgi var, hikâye var, tanrı var, ibret var… Ve en güzeli: Hiçbiri sıkıcı değil. Mısır Mitolojisi Albert A. Renner
Düşünce
Mısır MitolojisiAlbert A. Renner · Mitoloji Tarihi Yayınları · 2020202 okunma
Mülkiyet Nedir Gerçekten ?
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2025 12:01
İnsanlık tarihinin en büyük illüzyonlarından biri: mülkiyet. Pierre-Joseph Proudhon, bu kitapta sadece bir ekonomik sistemin değil, bir düşünme biçiminin de temellerine saldırıyor. Ve bunu yaparken öyle büyük cümlelere ihtiyaç duymuyor. Sadece bir soru soruyor: “Mülkiyet nedir?” Cevap kısa: Hırsızlıktır. Bu bir kitap değil, bir tokat. Kime mi? Toprağa taparcasına sahip çıkanlara, emeği sömürenlere, “Benim” kelimesini kutsal sananlara… Proudhon, özel mülkiyetin emeği gasp eden bir araç olduğunu, emeğin karşılığı olan hakkın patronlar ve zenginlerce gasp edildiğini gözümüzün içine sokarak anlatıyor. Kapitalist sistemin kalbine sıkılmış bir kurşun gibi her cümlesi. Kitap boyunca “Ben buna sahibim” dediğiniz her şeyin aslında size değil, siz ona ait olduğunuzu fark ediyorsunuz. Arsa değil kelepçedir bazen tapu. Araç değil zincirdir kimi zaman sahip olduklarımız. Bu kitap, düşünce sisteminizin kablolarını kesiyor ve yeni bir devre kuruyor. Düşünmek cesaret ister, bu kitabı okumak da öyle. Mülkiyet Nedir? Pierre-Joseph Proudhon
Düşünce
Mülkiyet Nedir?Pierre-Joseph Proudhon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019609 okunma
Kör Saatçi
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 15:48
Şimdi bir düşünün… Elinizde mükemmel işleyen bir Rolex var ama kimin yaptığı belli değil. Ne kutu var, ne garanti belgesi. Ve biri çıkıp diyor ki: “Bu kendi kendine oluşmuştur.” E bizim Türk refleksi: “Yok yaa… Bi saatçi yapmıştır kesin!” Ama Richard Dawkins küt diye giriyor sahneye: “Saat varsa saatçi vardır” diyorsan, doğaya biraz daha dikkatli bak koçum. Çünkü bu saatçi kör… ama evrenden daha sağlam işçilik çıkarıyor!” Konsept ne? Darwin’in torunu gibi takılan Dawkins, bu kitapta eline genetik mikroskop alıp Tanrı fikrine dürbünle bakıyor. “Evrim rastgele değildir; ama amaçlı da değildir” diyor. Yani ne dua alıyor, ne sipariş. Sadece… hayatta kalanın hikâyesi yazılıyor. Sonuç: Bu kitap bir inançsıza “bende zaten şüphe vardı” dedirtiyor; inananı ise biraz daha derin düşünmeye çağırıyor. Ama herkes için geçerli olan şu: Dawkins, Tanrı’yla kavga etmiyor; sadece doğaya mikrofon uzatıyor. Okumadan geçme. Çünkü bu kitap, sadece Tanrı fikrini değil; seni de sorgulatır. “Ben neyim? Nereden geldim?” Kör Saatçi Richard Dawkins
Düşünce
Kör SaatçiRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20211,447 okunma
Eminim Şaka Yapıyorsunuz Bay Feynman
9/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 21:08
Fizik dedik, atom dedik… Adam çıkmış “Ben aslında bongocu bir fizikçiyim” diyor! Bak şimdi… Normal insan ne yapar? Gider fizik okur, laboratuvarda deney yapar, kahvesini içer, evine döner. Ama Feynman? Adam hem atom bombasını yapıyor hem de strip kulüpte bongo çalıyor! Yani düşün, biz lise fiziğinde “cismin ağırlığı nedir?” diye sorarken, bu adam kuantum mekaniğiyle flörtleşiyor! Feynman ne yapıyor? • Şifre kırıyor! (CIA değil, kendisi) • Kasada saklanan belgeleri açıyor! (Ama “bakar mısın bu kilit dandikmiş” edasıyla) • Barlarda garsona matematik problemi çözdürüyor! • Sanat galerisine gidip “ya bunu çocuk da yapar” demiyor, kendisi yapıyor! Ne öğreniyoruz? Bilim sıkıcı değil, anlatan sıkıcıysa sıkıcı. Feynman diyor ki: “Bilimi sevdirmek istiyorsan, önce kendin eğlen!” Yani hoca, ders anlatırken kara tahta yerine stand-up yapıyor. Alın bu kitabı, okuyun. Hem güleceksiniz, hem de “ulan bu adam bu kadar zekiyse, ben neden hâlâ çay kaşığını mikrodalgaya atıyorum?” diyeceksiniz. ⸻ Favori alıntım: “Bilmediğim şeyleri bilmiyorum diyebilmek özgürlüktür.” Kısaca? Einstein’dan sonra gelen en zeki adam, ama en matrak olanı kesinlikle Feynman! Anlam Yorgunu Eminim Şaka Yapıyorsunuz Bay Feynman Richard P. Feynman
Düşünce
Eminim Şaka Yapıyorsunuz Bay FeynmanRichard P. Feynman · Alfa Yayıncılık · 2020724 okunma