Libranabooks2

Libranabooks2
Küçük Prensimin Annesiyim 🩵 “Kendi hikayemin kahramanı.”️️ “Yıldızları kovalayan bir düş avcısıyım.”️
Sarıca, bahçeye dikkatle baktı. Kıtlığa ve kuraklığa rağmen fev­kalade güzel düzenlenmiş, çiçekler, meyveler, yer bitkileri, su arkı ve aralarında gezinen genç kızlar ve delikanlılar; hepsi çıplak. Sarıca, Tırnak'ın cennet hayaliyle çıplak­lık arasında kurduğu çarpık anlayışı garipsedi. "Cenneti çıplak kadınlar bahçesi sanan zavallı çocuk!" diye geçirdi içinden ve sonra tapınağa baktı. Tıpkı Göbektepe'dekine benziyordu. Bir farkla ki hizmetçileri yine kadınlardan seçilmişti; hepsi birbirinden güzel. Bahçenin sınırları ise insan boyunu bulmayan barınaklarla doluydu. Sıra sıra.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yer Ana çocuklarını arzularla emzirir. Arzu­lar acı çekmenin de başlangıcıdır. Sürekli arzulayanlar ise en ziyade acıyı çekenlerdir. Dünyaya doğum, cennette yitimdir. Geri dönmek için öl­mek gerekir. Şurada yatan kardeşiniz ölmüştür. Ölümü ibret saymak gerekirken ruhunuzun hala arzularla dolu olduğunu görüyorum. Bu kardeşinizi ölüm geçidinden Yer Ana'nın rahmine uğurlamadan evvel ruhunu dünya­daki arzularından arındırıp ilahi bilgilerle dolduracağım. Ta ki Ulu Ruh'un terazisinde tartıldığında bir kuş tüyü kadar hafiflesin ve cennete uçabilsin. Unutmayın, ibret alanlar ve dünyadayken Ulu Ruh'un sesine kulak veren­ler Yer Ana'nın canını acıtmaz.
Sarıca nefilimleri adı var ama kendi yok bir efsane bi­lirdi. Hafıza bile ondan bahsediyorsa öğrenmeye değerdi. Ona cesaretle sordu: "Nefilim?" "Rabb'in düşmüş melekleri!" "?" "Çocukluğumda insanlar anlatırdı. Adem'in çocukları ço­ğalınca nesiller birbirini takip etmiş ve güzel kızları olmuş. Göklerin çocukları olan melekler onları görünce birbirleri­ne, 'Gelin insanlardan kendimize eşler seçelim!' demişler. Büyük melek bunun Rab katında büyük günah olduğunu söylemiş ama iki yüz melek ona aldırmayıp niyetlerini ger­çekleştirmiş ve kendilerini insanoğlunun kızlarıyla kirlet­mişler. Rab da onları düşmüş melekler yapmış. Öte yandan hamile kalan kızlar nefilimler doğurmuş. Her biri, daha ço­cukken bile en uzun ağaçların iki katı kadar büyüyüp ifrit ve devler olmuşlar. İnsanların avladığı ve topladığı her şeyi onlar yiyorlarmış. Nihayet avcılar onları beslemekten aciz kalınca nefilimler insanları yemeye başlamış. Sonra kuş­lar, balıklar, sürüngenler ve hayvanları yemişler. Yer Ana bu vicdansızlıktan Rabb'e şikayetçi olmuş ama dünyada da kötülük artmış, insanlar yoldan çıkmış."
Tevrat'ın söz ettiği bu hikaye aslında Adem'le birlikte cennetten kovulan Azazel'in melek boyutundan düşürülerek İblisleşmesi ve lanetlendikten sonra insanoğlunun peşine düşmesi hikayesidir. İnanışa göre Adem'in ayağını cennetten kaydı·Kitabı okudu
"Çira olmadan hayat nasıl yaşanır ki?" Konuşacak bir baş, yürüyecek bir yoldaş, sarılacak bir arkadaş ve belki oba olacak bir eş ... Yegane varlığı. Sesini duymadan, bir ses duymadan, onunla konuşmadan, biriy­le konuşmadan delilikten öte ne kalırdı?
"Sarıca! Her kimin dışını görürsen içine şahit say oğ­lum; insanın içi, dışı gibi, dışı da içi gibidir. Aklından çı­karma, baba bey ise oğul bey doğar, iyiden doğan iyi olur. Yüzü ve dış görünüşü güzel ise, onun içi de güzeldir. Çok kahkahalıdan ayrıl; ağırbaşlılık tebessümle kaimdir. Dik­kat et, kişide büyük baş olgunluğa; kalın saç yiğitliğe ala­mettir. Geniş alın düzensizlik, dar alın cimriliktir ... "