Anne Kadın

Anne Kadın
Küçük Prensimin Annesiyim 🩵 “Kendi hikayemin kahramanı.”️️ “Yıldızları kovalayan bir düş avcısıyım.”️
Bahar Sarhoşluğu
İlk sevgilinin gülüşüne benzer Bir Nisan havası değil mi esen? Zincirlere, kelepçelere inat, Kanatlarımı açmak zamanıdır; Allah’a ısmarladık kaldırımlar. O günü görmek için sade bekleyeceğiz, Göreceğiz bir sabah yeşil tomurcukları. Hazırlanıyor gibi, gökyüzü, ufuk, deniz, Bir sabah dökülecek baharların baharı. Bu bahar yalnız mesut günler taşımaktadır, Baş başa kalacağız kenarında bir suyun, Göz alabildiğine yeşil uzanan çayır, Bir saadet içinde sessiz otlayan koyun. Bu bahar güleceğiz en içten bir sevinçle, Bir melek ordan bize uzatacak elini. Beni bırakma kalbim, kalbim sen bana söyle. Ümitlerin en güzelini!.. Cahit Sıtkı Tarancı
Reklam
Annem zor bir kadındı. Hatta bazen dayanılması pek güçtü. Ama gariptir, yaşamımda verdiğim önemli kararlarda hiç bana karşı çıkmadı. Mutlu ve başarılı olduğum sürece, o da mutluydu.
Çoğu zaman insanların yazgısı başkalarının yaşamın­dan etkilenir.
Bağdat, yukarı­dan bakılınca, ortasından akan Dicle Nehri, sıra sıra di­kilmiş uzun hurma ağaçları ve çoğu turkuvaz renkli, çini kubbeli camileriyle çok cazip görünüyordu. Ama bir kez daha bakınca onun ne kadar geri kalmış, çöl rüzgarlarıy­la hırpalanmış, renksiz, tozlu bir şehir olduğunu görme­mek olanaksızdı. Yolların pek azı asfaltlanmıştı. Sarı ya da gri taşlardan yapılmış binalar, kutu gibi ilkel şeylerdi. Öteki evlerse kerpiç kulübelerden başka bir şey değildi. Ülke kargaşa içindeydi.
"Yabancı bir ülkede, yabancı bir kültürle ilk kez karşılaşa­caksınız. Sakın bazı şeyler alıştığınızdan farklı olduğu için eleştirmeye kalkmayın. Açık fikirli olun. Gördükleri­nizden sürekli bir şeyler öğrenmeye çalışın."
Reklam