..yılların bir damlasını olsun solduramadığı can yakıcı bir umutla tek tek bakar otobüs camlarını dolduran yüzlere. "Döneceğim, bekle," diyenin bir gün dönüp geleceğine inananların ümidiyle bekler. Bir kere mecnun olan, hep öyle kalır, derler. İnsana kendi adını bile unutturan aşkla kalır, derler. Aşkını unutamayana değil, aşktan adını unutana Mecnun derler..
Sonradan çok düşündüm: Madem insanların gerçekleri değişiyordu, neden içinde yaşadıkları değil, yaşamayı seçtikleri geçmiş zaman parçası kendi gerçekleri olmasındı? Vazgeçmenin mutluluğu, anımsamanın, yalnızca anımsamanın mutluluğu yok muydu? Bütün bu soruların derinleştirdiği, gerçeğe ve zamana açılan kapılar benim içimde de açıldığında, artık o yanımda yoktu. Bunları konuşabileceğim kimse yoktu.
Bana kendi kendimle konuştuğum geniş bir zaman kaldı..