Angie gülümsedi. Zamanının büyük kısmını bu üç kadınla bu mutfakta geçirmişti; kaç yaşında olursa olsun ve hayat onu ne yöne savurursa savursun, burası hep evi olacaktı. Annelerinin mutfağında sevildiklerini ve güvende olduklarını hissederlerdi. Ablalarıyla farklı yaşam biçimlerini tercih etseler de birbirlerinin kararlarına sıkça müdahale ederlerdi, etle tırnak gibiydiler. Kopmaları mümkün değildi..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
O, jonkvrouw Julia', mompelt hij. 'Uw haar schittert in het maanlicht.
Het is mooier dan het licht van de sterren in een donkere nacht.
Ja, mooier dan de maan zelf.
Julia, mijn hart klopt alleen nog maar voor u.
U vult mijn gedachten, de hele dag en de hele nacht.
Jonkvrouw Julia, word alstublieft mijn vrouw.
Ik kan niet verder leven zonder u.'
Julia steekt haar hand door het balkon.
Zo kan ze net de hand van Romeo aanraken.
'O, Romeo', zegt ze verdrietig. 'Mijn hart is van u.
Maar mijn vader heeft mijn hand aan Paris gegeven.
Hij is een aardige jongen, Romeo. En hij is geen Montak.'