Anta Lena

Anta Lena
@Antalena
Kalıplardan sıyrılıp özgürleşmenin mutluluk olduğunu anlayalı çok oldu. Okurum, seyahat ederim ve yaşarım.
Turizm
Üniversite
Peru, Türkiye
Muğla
37 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
Körpe keçi eti
Dengem bozulmuş, sinir sistemim çökmüştü, sağlıklı düşünemiyordum, hatta belki uzun süre de düşünemeyecektim. Dünya ateşe verilmiş, her taraf kana bulanmıştı. Koşarak Kayser’in ofisini terk ettim. Yoksa gözyaşlarımı tutamayacaktım. Kantine giden holün duvarına iki kolumu dayayıp, öne arkaya sallana sallana, hıçkıra hıçkıra ağladım. Ruhumu parçalaya parçalaya, duvarı tekmeleye tekmeleye hem ağladım hem küfürler savurdum. Delirmek, yaralı bir hayvana dönüşmek üzereydim. Avokado’nun bakışı aklımdan gitmiyordu, safların safı, içine hiçbir şey karışmamış dingin göller gibiydi. Nasıl kıyabilmişlerdi küçücük yavruya? Metropol Başkanına körpe keçi eti yedireceklerdi demek!
Sayfa 310 - Yavru keçi Avokado·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşamın bir başka tarifi
Örümcek ağına takılmış sineğin, Oltaya atlamış levreğin ömrü, Başına geleni fark ettiğinde sona erer. ** Kuklacının ipindeki adamın, Tel örgüleri kanıksamış kadının ömrü, Varoluş nedenini anlayamadan sona erer. ** Ve bu olup bitenlere yaşam derler.
Sayfa 301·Kitabı okudu
Yasalar sadece alt sınıflar için mi?
Profesör Ayla’ya karşı sevgiden bağımsız ayrı bir soğukluk hissediyordum, bu yetmezmiş gibi yasalardan, kurallardan bahsetmesi beni yalnızca tahrik edebilirdi ve dilime geleni söylemekten kimse alıkoyamazdı. “Siz neden et yiyorsunuz o halde? Ya da metropolün ikinci adamı olan Başdanışman niçin hayvan ürünleri tüketiyor? Ya devlet kontrolünde tıkır tıkır işleyen mezbahaya ne demeli? Yasalar, kurallar sadece orta ve alt sınıflar için mi?” “Biraz haddini aştın,” dedi soğuk ve titreyen sesiyle. Tonunda öfke veya nefretten ziyade hayret vardı, bir parça da sersemlik. Yanında saniye kalmak istemiyordum. Et yiyen herkes gibi ceset parçalarının pis kokularını yayan biri olduğunu unutmuştum, bu benim hatamdı. Sadece unvanına ve yaşına duyduğum saygıdan, “Özür dilerim,” deyip yerimden kalktım ve odadan çıktım.
Sayfa 289 - Tarhan ve Profesör Ayla·Kitabı okudu
Dokunduğunu parlatan biri
Kuant alnına düşen düz saçlarını eliyle sıyırdı, “Katkılarımı inkar edemezsin.” “Sayende Metropol Başkanı olacağımı da söyle, olsun bitsin,” dedim. Sırıttı, “Tabi, dokunduğumu parlatırım.” “Senden önce ne çok şey kaçırmışım.” “Beni tanımaya çalışmadın, bütün sorunun buydu.” “Şimdi daha büyük sorunlarım var,” dedim ciddileşerek. “Dert etme onları da çözeriz,” dedi gevşekçe. “Dışdünya nasıldı?” “Sana benziyordu, ilk bakışta ürkütücü, içine girince Nuh’un Gemisi gibi. Uzak durulacaklarla güven duyulacakları listelemenin zekâ işi olduğu vahşi bir ortamdan bahsediyorum.” “Bir şey anlamadım dediğinden ama sensin Nuh,” dedi gülerek. “Cıvıklık yok,” dedim ben de.
Sayfa 286 - Tarhan ve Kuant·Kitabı okudu
Kuant
Trene binmek için geldiğim Halka Şehir Bir meydanında Kuant’la karşılaşınca bu defa irkilmedim, gıcık kapıp cinlerim tepeme çıkmadı. Beni görünce gelip sarıldı. Renkli fıskiyelerin yanındaydık. Bir hafta evveline dek nefret ettiğin biriyle kanka olmayı başarmak çelişkinin zirvesi gözükse de insanların bir şeyleri değiştirme gücünü de hesaba katmak gerekiyordu.
Sayfa 285 - Tarhan ve Kuant·Kitabı okudu