Kuant alnına düşen düz saçlarını eliyle sıyırdı, “Katkılarımı inkar edemezsin.”
“Sayende Metropol Başkanı olacağımı da söyle, olsun bitsin,” dedim.
Sırıttı, “Tabi, dokunduğumu parlatırım.”
“Senden önce ne çok şey kaçırmışım.”
“Beni tanımaya çalışmadın, bütün sorunun buydu.”
“Şimdi daha büyük sorunlarım var,” dedim ciddileşerek.
“Dert etme onları da çözeriz,” dedi gevşekçe. “Dışdünya nasıldı?”
“Sana benziyordu, ilk bakışta ürkütücü, içine girince Nuh’un Gemisi gibi. Uzak durulacaklarla güven duyulacakları listelemenin zekâ işi olduğu vahşi bir ortamdan bahsediyorum.”
“Bir şey anlamadım dediğinden ama sensin Nuh,” dedi gülerek.
“Cıvıklık yok,” dedim ben de.