“Hayran kaldığınız bu çiçekleri ben ektim, şimdi de onları toplumdışına ittiğiniz, parya gibi gördüğünüz kişiye, kendisinde sevdiğim, saydığım, takdir ettiğim şeylerin karşılığı olarak sunuyorum.”
Ona göre hayat artık, karşıya geçmek için girmek zorunda kaldığı, suyu beline kadar yükselen, dibi ayaklarını yutan çamurla dolu o körfeze benziyordu. Yalnızdı. Yapayalnızdı.