Charles Mismer adlı bir Batı'lı fikir adamı şöyle der: Hıristiyanlar alim olunca , Hıristiyanlıkla alâkaları kesilir. Müslümanlar cahil olunca İslâmiyetle alâkaları kesilir.
Yazar, eserin yazılış dönemi açısından bakıldığında roman dilini oldukça sade kullanarak romanın anlaşırlılığını arttırmıştır. Görünenin ardında asıl görünmesini istediği mesajlar, yoğun şekilde yer almıştır. Bu mesajlar şahsımda yazarın anlaşılır dilinin hiçe dönmesine sebep vermiştir, çünkü yazar eleştiride değil, apaçık isnatta bulunmuştur.
Batı kültürünün yetişen nesiller üzerindeki gündelik yaşamdan ruhsal yapıya kadar gözlenen etkileri ele alınmıştır. İki farklı semtin, iki farklı karakter ve iki farklı insan ortaya çıkarmasına neden olan, dönem gibi gözüken lakin günümüzde de devam eden kültür emperyalizmine karşı mücadele fikrini aşılamayı amaçlayan toplumsal ilaç rolünü üstlenen eserlerdendir.
Şiirlerinin derinliklerinde yoğun İslami-Tasavvufi bakış açısıyla beraber, Türk kültürünün mayasını oluşturan etmenleri görebiliyoruz. Kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar: "Leyla Bahsi", "Dünya Bahsi", "Mevla Bahsi" şeklindedir. Şiirlerin içerisinde toplumsal yapıdaki yozlaşmalara duyulan sitem ve öfke yoğun bir şekilde hissedilebilmektedir. Şair'e rahmet olsun...