Yüzüm yok.
Yeni bir yüz yapacağım kendime. Rüyalarımdan, hatıralarımdan, gözyaşlarımdan, uykusuzluklarımdan, baş ağrılarımdan, intiharlarımdan ve vazgeçişlerimden yeni bir yüz yapacağım. Tahta atlar yapacağım kendime, kurşun askerler, tel arabalar, rüzgar gülleri, kağıttan uçaklar, krepon kağıtlarından ağaçlar, renk renk çiçekler yapacağım kendime. Yeni bir yüz, yeni bir çocukluk yeni bir hikaye.
Başladığım yerdeyim: Hiçlikte. Dışarıya çıktığımda beni bekleyen dünyanın örselemelerine dayanabilecek bir kalbim var mı? Var. Herkes beni ölü sanıyor. Güneş yanığı, yaralı ayaklarımın kumda çıkardığı sesle, kulakları sağır eden, kirli sarı çöl sessizliğini bozarak geri dönüyorum.
Kırk kuyudan eli boş döndüm, kırk gönülden ve kırk gecenin sabahından.
Kırk yaşında bir zeytin ağacıyım ben.
Kısır, kırgın, kuru, kaçak, köksüz..
Dallarımı kestiler benim, dallarımı, kollarımı, ellerimi.