Keşkeler, sahip olduğumuz şeylerin zamanında değerini bilmemenin pişmanlığıdır.
Hayıflanma şükran duygusunun olmamasıdır.
Bir şeyin yokluğu anlarında, onun var olduğu anların değerini bilmek ve şükran duymak yerine, sahip olmadıkları şeyler için hayıflanıyor.
Düşüncelerimiz sahip olmadığımız şeylere odaklandıkça, sahip olmama anlarını çoğaltırız. Neye odaklanırsak onu çoğaltırız; sahip olmadığımız ama istediğimizi söylediğimiz şeylerin hayatımıza girmesini engelleriz.
Hayıflanma, sahip olduğumuz şeyin değerini bilmemezi ve şükran duymamızı da engelliyor.
Hoşlandığımız şeyler olduğu kadar hoşlanmadığımız şeyler için de şükran duymayı bildiğimizde, bilme döngüsünü tamamlarız... Ve hoşlanmadığımız şeyin tutsaklığından özgürleşiriz.
Yaşadığımız zor ve acılı deneyimlerin değerini bildiğimizde içinde bize sunduğu armağanları da görebiliriz. İşte bu armağanları görebilmek ancak şükran duugusuyla mümkündür.