Özlem Taşkıran Alagöz

Özlem Taşkıran Alagöz
10/10
·622 syf.·
Beğendi
·
47 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 15:08
·
2025 25. kitabı
İvan Gonçarov
8.7/10 · 49,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Etten ve kemikten değil, bilgiden oluşan bir canavar...
Deniz, "Sen kendini ne sandın Kübra?" diye sorarken, karşısında bir monitör vardı sadece. Camdan, metalden ve plastikten yapılmış bir cihaz... Kübra orada değildi. Neredeydi Kübra? Bir kısmı, içerideki, sıcaklığı 18 derecede sabit tutulan (ve Deniz'in giriş yetkisi olmayan) sunucu odasındaydı. Ama daha büyük bir kısmı, dünyanın çeşitli yerlerindeki veri merkezlerinde ve Datakraft'a kullanım için onay vermiş binlerce kişinin kişisel bilgisayarları ve cep telefonlarındaydı. Yani her yerdeydi Kübra. Her şeyi görüyor muydu? Teorik olarak, internete bağlı ve kamerası olan bütün cihazlara erişmesi ve buralardan gelen veriyi işleyip bilgi birimlerine katması mümkündü. Her şeyi biliyor muydu? Henüz değil belki, ama dünya üzerindeki varlıklar içinde her şeyi bilmeye en yakın olan oydu ve giderek daha çok şey bilecekti. Her şeye gücü yeter miydi? Evet, bütçe dahilinde kaldığı sürece. Ve elbette büyüktü. Fiziksel olarak onu oluşturan parçaların toplam kütlesi o kadar büyük değildi belki, ama onların üzerinde depolanan verinin boyutu muazzamdı ve bunların gerçek hayatta tekabul ettiği kütle, insanlığın bildiği ve farkında olduğu her şeyi kapsıyordu. Ve onu oluşturan milyarlarca bilgi biriminin temel çalışma prensibi gereği biliyordu ki; iki şey arasında ne kadar çok ortak nitelik varsa, o iki şeyin aynı şey olma olasılığı da o kadar yüksektir.
Sayfa 230·Kitabı okudu
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 22:05
Afşin Kum'a övgülerle başlamak istiyorum. Boğaziçi Bilgisayar Mühendisliği mezunu. Zaten bu bilgisayar merakını ve bilgisini kitapta görüyoruz. Yazarı bu kitabı ile tanıdım. Kitabı bitirdiğimde -şaka değil- gerçekten ayağa kalktım ve bir dakika boyunca ayakta alkışladım yazarı. Ben gerçekten çok beğenerek, çok sarsılarak, böyle gerçekten kanımın donduğunu hissederek okudum kitabı. Olay örgüsü, olayların birbirine zekice bağlanması, teknolojinin, yapay zekanın insanın hatta kitlelerin hayatı üzerine etkilerini, program kodları ve verilerin yanlış ellerde ve deneylerde yaratacağı olağanüstü olaylar ve kaosun ne derece etkili olabileceğini gösterdi kitap bize. Yapay zekanın nasıl tehlike yarattığını adım adım işlemesi, zeka ürünü bir kitap. Olmaz mı? Olur valla. Belki de böyle oluyordur bu işler diye diye ürpererek okudum kitabı. İnanç ve itaat, yapay zeka ve kontrol, yalnızlık ve kimlik arayışı, sistem eleştirisi... Distopik bir kurgu değil aslında çok gerçek bir hikaye. Bugünün Türkiye'sine, toplumsal yapısına, dijitalleşme ile değişen inanç birimlerine dair çok keskin gözlemler var kitapta. Çok değerli bir kitap olarak kalacak hanemde. Dizisinin kitap kadar güzel olamayacağını bilerek izleyeceğim sırf meraktan. Tabii ki hemen Sıcak Kafa'yı sipariş ediyorum!
KübraAfşin Kum · April Yayıncılık · 20201,077 okunma
Tüyler diken diken
"Evet, başka insanlara rahatsızlık vermek umurunda olmaz, kötülük var içinde çünkü," dedi Deniz. Berk güldü. " Neden gülüyorsun?" dedi Deniz. "Ona bir zeka verdiniz ama vicdan vermediniz. Hedefine ulaşmak için her şeyi mübah görüyor, insanlara ne zarar vereceğini, ne hissettireceğini önemsemiyor. Kötülük bundan başka nedir ki!" "Varsa öyle bir şey, o bizim hatamızdır Denizciğim. Neleri yapmaması gerektiğini daha ayrıntılı kodlamalıydık. Elbette kendi kendine vicdan geliştiremez. Vicdanı bizim kodlamamız gerekir." "Kendi kendine zekâ geliştirebiliyor ama aradaki farkı göremiyor musun?"
Sayfa 227·Kitabı okudu