Arda Çolakoğlu

Arda Çolakoğlu
@Arda4534
Koyup tesbîh-i mercânı seni kim dinler ey vâ'iz Mufassal kıssa başlarsın garîb efsâne söylersin -Bâkî
Öğrenci
Boğaziçi Üniversitesi/ Türk Dili ve Edebiyatı (Lisans), Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı (Yüksek lisans-devam ediyor)
Ankara
Kars, 19 Nisan
296 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Edebiyat tarihinde birçok anlatıya, şaşılacak kadar çok anlatıya, kayıp, eksik ya da henüz yazılmamış ama yazılacak metinlerin gölgesi düşer. Kayıp metin, okurla yazarın özdeşleştiği yerdir, çünkü anlatılan öykünün alternatifi, yazılmamışı, yazılabilecek olanıdır. Okuma kontratının da kesintiye uğradığı, hatta bir süre için yoklandığı ve yeni maddelere açıldığı andır. Kayıp metinler, birer anlatı metonimisi olarak, yazar ve okur arasındaki kontratın her an değişebileceğini haber veren noktalar, hayale dayalı kontratların bağlayıcı olamayacağının teslim edildiği boşluklardır. Okura şunu hatırlatırlar: Elindeki yalnız bir anlatıdır; bu yazarın yazmış olduğu bir anlatı. Ama bundan başka yazılmış ve yazılacak sayısız anlatı vardır. Ve elinde tuttuğun bu kitap, geçmişteki ve gelecekteki bütün bu anlatıların her birinin üzerine vuracak gölgesiyle, değişmeye gebe bir kitaptır. Bu kitap son kitap olmadığı gibi, hiçbir okuma da son okuma değildir.
Sayfa 62 - İletişim·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kapitalizmin daha erken bir evresini yansıtan klasik 19. yüzyıl romanlarında bireyler önemliydi; romanda nesnelere ancak bu bireylerin özelliklerini vurgulamak amacıyla yer verilirdi. Gelgelelim, daha gelişmiş bir kapitalist sürecin ürünü olan Yeni Roman'da, nesneler bireylerin de önüne geçer çünkü kapitalizmin bu aşamasında bireyin yaşantısı nesneleşmektedir.
Sayfa 39 - İletişim·Kitabı okudu
Edebiyat
Fredric Jameson'a göre, Joyce ya da Mallarme'nin başını çektiği bir modernizmin peşinde koştuğu ideal, "vatansız sözü" söylemekti; bunun için her tür anlatı biçimi kullanılmalı, karıştırılmalıydı ki söz evrensellikle buluşsun. Postmodern anlatıların bazılarında ise, bu amacın tam tersi, sözü parçalama, bölme ve şizofreniyle buluşturma amacı güdüldü. İki akım da tür kavramını geçersiz kılmaya yönelmiş yaklaşımlardır. İşte 20. yüzyılın sonunda yazın türleri tartışmalarının gelip dayandığı yer budur: Yazın türü artık modası geçmiş bir kavramdır.
Sayfa 33 - İletişim·Kitabı okudu
Edebiyat

Arda Çolakoğlu

, bir kitap okudu
7/10
·144 syf.·
46 günde okudu
·
2020 29. kitabı
Notos Dergisi
7.5/10 · 20 okunma