Nietzsche vitalist bir tonlamayla bu dünyada ve şimdiki anda görkemli bir yaşam sürmenin istencini dile getirirken, Hıristiyanlık sürekli biçimde öte-dünyanın şanı için hareketsizliği ve sabırla beklemeyi ve çile çekmeyi telkin eder. Böylelikle ölmüş bir Tanrı'nın yarattığı boşlukla kötülüğün ve acının karşılıksızlığı nedeniyle Schopenhauer, Tanrı'nın zayıfların tanrısı olarak ölümüne şahitliği nedeniyle de Nietzsche kötümserlik ve nihilizm sorunundan yola çıkarak ateizmin gerekliliğine varır.