"kadınların ve erkeklerin bir partner'de olmasını arzuladıkları özellikler ve/ veya ortak yaşama dair beklentiler konusunda taleplerini değiştirmiş seviyelerini yükseltmiştir". Böylelikle, bugün insan daha çok "hayal kırıklığına uğrar". Hayal kırıklığı da "hayal gücünün badnam bakiresidir".
... İnternet imgelemi... bütüncül değildir, bir vasıflar toplamını temel alır; bu özel dizilimde, elinde bir enformasyon fazlası bulunduran insanın, idealleştirme durumuna girmesi daha zor gibi görünmektedir. İllouz bunun yanı sıra, giderek artan tercih özgürlüğü arzunun "rasyonelleşmesini" beraberinde getirdiğini savunur. Arzu artık bilinçdışı aracılığıyla değil, bilinçli bir seçim aracılığıyla belirlenmektedir. Arzunun öznesi "tercihte bulunma zorunluluğu ve bir başkasında arzulanması makul kriterler konusunda sürekli ikaz edilir ve sorumlu kılınır."
Turizm ise Agamben için hacılığın sekulerleşmiş formudur. Bir kutsal mekândan diğerine yolculuk eden hacıların bugünkü muadili, Agamben'e göre, bir müzeye dönüşmüş dünyada hiç durmadan seyahat eden turistlerdir.
Hegel'in köle-efendi diyalektiği bir ölüm kalım savaşını betimler. Daha sonra efendiye dönüşen taraf ölümden korkmaz. Özgürlük, tanınma ve egemenlik arzusu onu çıplak yaşam derdinden kurtarır. Gelecekteki köleyi Başka'ya tabi olmaya iten ölüm korkusudur. Köleliği, ölüme tercih eder. Çıplak yaşama sarılır. Bu mücadelenin sonucunu belirleyen tarafın fiziksel üstünlüğü değildir. Daha çok, "ölme becerisi" belirleyicidir.
Ficino'ya göre aşk, "bulaşıcı hastalıkların en fenasıdır". Bir "dönüşümdür". "İnsanı kendi doğasından çıkararak yabancılaştırır ve beraberinde yabancı olanı getirir."