Buğulanmış yine gecenin penceresi,
Yıldızlar bulanık,
Ay dağınık.
Ufunet bir koku doluşmuş odaya.
Ben karanlık,
O da aydınlık.
Arap saçı da neymiş, gel bi gir kafamadan içeri.
Hatlar kesik kesik, tüm aramalar o da servisine çıkıyor.
Ne olacak bu yalnızlık diyorum,
O da servisi: biz gelir, gideriz diyor.
Geçer mi ulan böyle hayat, diyorum?
O da servisi: neler neler geçti bir bilsen diyor.