Bir türkü duyulur...Gecede başka türlü,gündüzde başka türlüdür.Çocuk söylerse başka tatta,kadın söylerse...Dağda söylenirse başka,ovada,ormanda,denizde başka türlüdür.Hep ayrı ayrı tattadır.Sabahleyin başka,öğle,ikindin,akşamlayın başkadır...
Bütün canı,hayatiyeti,kini,sevgisi,korkusu,gücü kocaman gözlerine toplanmış.Gözlerinde arada bir,iğne ucu gibi bir pırıltı yanar söner.Keskin,batan bir pırıltıdır bu!Bu pırıltıdan korkulur.Korkunçtur.Parçalamaya ,atılmaya hazırlanmış kaplanın gözlerinde de aynı pırıltı yanar söner mutlak.Bu nereden gelir?Belki yaratılıştadır.En doğrusu,çekilen işkencede,dertte,beladadır.Memedin gözlerine bu pırıltı,son bir yıl içinde gelip yerleşmiştir.Ondan önce Memedin çocuk gözleri bir hayranlık,bir sevinç içinde parlardı.