Betül

Siz Bakmayın Bana
yaklaşırsanız şayet size kendini hatırlamanın, yaşamak kadar suç oluşundan bazen yeniden başlamanın mekânsız(ı)lığından bahsetmeliyim, kayıtsız bir kentin ara-arka sokaklarına olan alerjimin yüzünü aynalar(a) dönmesinden ve bazen, “siz bakmayın bana” demelerimden migrenin saçımın diplerinde yaşam bağlantıları kurmasından parantez açmayı sevdiğimi ve içindekileri aslında kimsenin anlamadığını bilmenizi isterim öncelikle kapı anahtarı, nasıl -ve neden- sürekli kaybedilir -bu bir başarıdır- anlatır mıyım bilmiyorum, başarı gizlilik ilkesi canım sürekli bir tanım aranan kimliklerin bıkkınlıklarından süzülen çirkinliği bitimsiz mekân-sız(ı)lığımdan küçültülmüş, hain çok az bir miktar sevişmekten bla bla ha, bir de Foucault'dan (sahi, neden?) yazmak yordu, bırakalım bunları, "siz bakmayın bana"
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor peki?
Sayfa 121·Kitabı okudu
Alıntı
Tek ırkın sizin ırkınız olmadığını ÖĞRENECEKSİNİZ. Tek cinsiyetin sizin cinsiyetiniz olmadığını ÖĞRENECEKSİNİZ. Tek canlı türünün insan olmadığını da ÖĞRENECEKSİNİZ. İnanıyorum, bir gün...
1000Kitap
Türkiye'de sol
Türkiye’de solun bazı fraksiyonları, tarihsel materyalizmin devrimci hattından Weberyen rasyonelliğin soğuk bürokrasisine, Althusser’in ideolojik aygıtlarından Foucault’nun mikro-iktidar kıvrımlarına kadar her teorik evrene aynı anda sadakat göstermeyi başaran eşine az rastlanır bir prensip zenginliği(!) sergileyerek, normatif omurgalarını da bu çok yönlü uyuma uygun biçimde post-yapısalcı bir kayganlık rejimine dönüştürdükleri için, her konjonktürde yeni bir ilkeye sadakat gösterme maharetleriyle omurgasız bir dünyaya evrilmiş durumda.
1000k