Betül

Betül yorumladı.

palermo

, bir kitap okudu
Puan vermedi·294 syf.·
6 günde okudu
·
2026 61. kitabı
Vladimir Arsenyev
8.6/10 · 113 okunma
Filmi çok güzeldi
Evet, yeni izledim ben de
Betül bir yorumu yanıtladı.
“A.Schopenhauer, devletin zorunluluğu insan soyunun kabul edilmiş adaletsizliği ve hukuksuzluğuna dayanır der. Haksızlığın ve adaletsizliğin olmadığı bir yerde kimse devleti düşünmeyecektir ona göre. Devleti soğuk canavarların en soğuğu ve yalancı bir yapı olarak değerlendiren irrasyonalist düşünürlerden bir diğeri olan Nietzsche'ye göre ise, devletin en büyük yalanı kendisini ‘halkın kendisi olarak göstermesi ve toplumsal huzura devlet aracılığıyla varılabileceğini ifade” etmesidir.
Siyaset
“Modern devletin yürütme organı, bütün burjuvazinin ortak işlerini yöneten bir komiteden başka bir şey değildir.” der Marx, Toplum üretim araçlarını kendi eline aldığında, devlet gereksiz hale gelirek varlığı sonlanır, sınıflar yok olduğunda onun varlığıda gereksizdir artık.
Alıntı için teşekkür ederim tam yerinde :) bence de devlet ne evrensel aklın ne de halkın cisimleşmiş halidr; tarihsel olarak egemen sınıfın çıkarlarını örgütleyen bir aygıttır. Devletin zorunluluğunu insan doğasına ya da soyut bir toplumsal düzen fikrine bağlamak yerine, onu sınıf ilişkilerinin ve mülkiyet düzeninin ürünü olarak düşünmek daha tutarlı
Betül bir yorumu yanıtladı.
Babamı Ölümden Sonra da Ararken
Puan vermedi·208 syf.··
2025 25. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 14:03
“Bahçıvan ve Ölüm”ü okurken yalnızca bir kitapla değil, kendi hayatımın en kırılgan anlarıyla yüzleştim. Çünkü ben de babamı kansere kaybettim. Çocukluğumun en keskin hafızası, her gece odasına
Edebiyat
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514bin okunma
Harika bir inceleme, tebrik ederim
Teşekkür ederim
Bad Boy Bubby/1993
Annesi tarafından yıllar boyunca bir odada kapalı tutulan, zihinsel ve duygusal olarak çocuklukta donmuş Bubby’nin hikayesini anlatır. Annesi, dış dünyanın zehirli olduğu yalanıyla onu toplumdan izole eder ve bu süreçte Bubby hem psikolojik hem de cinsel istismara maruz kalır. Eve annenin eski sevgilisinin gelmesiyle kapalı ve şiddet yüklü düzen sarsılır. Bubby, annesini ve onun sevgilisini öldürdükten sonra ilk kez dış dünyaya çıkar ve daha önce hiç temas etmediği toplumsal gerçeklikle yüzleşir. Film, Bubby’nin bu travmatik doğum sonrası dünyayla kurduğu tuhaf ve sarsıcı ilişkiyi merkezine alır. Film ensest, izolasyon ve dilin kötüye kullanımı üzerinden, bir insanın nasıl sağlıklı bir özne olamadığını gösterir. Bubby’nin hayatında baba figürü yoktur; anne hem sevgi nesnesi hem de otorite olarak tek başına yer alır. Bu durum, Freud’un tarif ettiği şekilde, çocuğun sınırları öğrenmesini ve suçluluk duygusunun gelişmesini engeller. Yani Bubby için yasak hiç kurulmaz. Rahatsız edici, grotesk, hatta iğrenç ama aynı zamanda kalbi paramparça eden bir film. Bubby bir canavar değil, dünyanın ona öğrettiklerinin yansıması.
Film
Uyarı: Herkesin izleyebileceği bir film değildir! Rahatsız edici içeriklere alışmış insanlara tavsiye edilir