Betül

Betül tekrar paylaştı.
Siz Bakmayın Bana
yaklaşırsanız şayet size kendini hatırlamanın, yaşamak kadar suç oluşundan bazen yeniden başlamanın mekânsız(ı)lığından bahsetmeliyim, kayıtsız bir kentin ara-arka sokaklarına olan alerjimin yüzünü aynalar(a) dönmesinden ve bazen, “siz bakmayın bana” demelerimden migrenin saçımın diplerinde yaşam bağlantıları kurmasından parantez açmayı sevdiğimi ve içindekileri aslında kimsenin anlamadığını bilmenizi isterim öncelikle kapı anahtarı, nasıl -ve neden- sürekli kaybedilir -bu bir başarıdır- anlatır mıyım bilmiyorum, başarı gizlilik ilkesi canım sürekli bir tanım aranan kimliklerin bıkkınlıklarından süzülen çirkinliği bitimsiz mekân-sız(ı)lığımdan küçültülmüş, hain çok az bir miktar sevişmekten bla bla ha, bir de Foucault'dan (sahi, neden?) yazmak yordu, bırakalım bunları, "siz bakmayın bana"
1000Kitap
An Elephant Sitting Still/Hu Bo
Hu Bo’nun intihar mektubu niteliği taşıyan son filmi. Filmden hemen sonra 29 yaşında yaşamına son verdi ve bize 4 saatlik bu karanlık başyapıtı bıraktı. Röportajından sevdiğim bir kesit; - Bazıları eserlerinizin ahlaki çöküş, keyifsizlik, umutsuzluk ve benzeri birçok olumsuz duyguyu yansıttığını savunuyor. Bu iddialar hakkında ne diyorsunuz? + Bu iddiaları kim dile getiriyorsa ondan her gün uyandıktan sonra, yatağa gitmeden veya işteki su sebilinden bir bardak su almadan önce derinlemesine düşünmesini isteyin; o zaman hayata yalnızca pembe gözlüklerle baktığını anlayacaktır. Tek yaptığı tweet atmak, kalıplara göre yaşamak veya başkalarına hava atmak için fırsat kollarken cep telefonunda yüzlerce fotoğraf istiflemek. Ben bu davranışların yanlış olduğunu söylemiyorum. Fakat hakikaten değerli olan şeyler bu dünyanın çatlaklarında yatar ve bu karamsar olmadığınızda da geçerlidir. Eğer o kişi bunu anlarsa yaşamın sahip olduğu düzenden dolayı hayrete düşebilir.
Film
Bad Boy Bubby/1993
Annesi tarafından yıllar boyunca bir odada kapalı tutulan, zihinsel ve duygusal olarak çocuklukta donmuş Bubby’nin hikayesini anlatır. Annesi, dış dünyanın zehirli olduğu yalanıyla onu toplumdan izole eder ve bu süreçte Bubby hem psikolojik hem de cinsel istismara maruz kalır. Eve annenin eski sevgilisinin gelmesiyle kapalı ve şiddet yüklü düzen sarsılır. Bubby, annesini ve onun sevgilisini öldürdükten sonra ilk kez dış dünyaya çıkar ve daha önce hiç temas etmediği toplumsal gerçeklikle yüzleşir. Film, Bubby’nin bu travmatik doğum sonrası dünyayla kurduğu tuhaf ve sarsıcı ilişkiyi merkezine alır. Film ensest, izolasyon ve dilin kötüye kullanımı üzerinden, bir insanın nasıl sağlıklı bir özne olamadığını gösterir. Bubby’nin hayatında baba figürü yoktur; anne hem sevgi nesnesi hem de otorite olarak tek başına yer alır. Bu durum, Freud’un tarif ettiği şekilde, çocuğun sınırları öğrenmesini ve suçluluk duygusunun gelişmesini engeller. Yani Bubby için yasak hiç kurulmaz. Rahatsız edici, grotesk, hatta iğrenç ama aynı zamanda kalbi paramparça eden bir film. Bubby bir canavar değil, dünyanın ona öğrettiklerinin yansıması.
Film
Anarşizm nedir
Anarşizm kelimesinin anlam derecesini gösteren semantik çizgi "kaos" kelimesidir. "Kaos" durumu Yunanca anve arche kelimelerinin birleşmesiyle otoritesiz bir yaşama verilen ad olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasal düşünce tarihinde anarşizm, "insanlara yukardan hükmedilmesine karşı çıkan; bazı insanların bazı yasalar ve örgütler aracılığıyla başka insanları baskı altında tutmasını ortadan kaldırmak ve insanların kişileşmesine yol açmak amacıyla.”aşağıdan yukarıya doğru özgür bir örgütlenmeyi" öneren: toplumsal örgütlenme için böylesi bir ilke getiren sistemdir. Buna göre anarşist şu veya bu tür eylemlerde bulunan kişi değil; bu amaç ve bu amacın gerçekleşmesi için önerilen ilke ya da yolu seçen kişidir
Siyaset